يونس
Yûnus Sûresi
10. sûre · Mekke · 109 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
YUNUS ١ سُورَةُ يُونُسَ Bu sûrei Yunüs hicretten mukaddem Mekkede nâzil olmuştur. Binaenaleyh mekkiyyedir. Ancak bir kaç âyetinin Medinede nâzil olduğu da merviydir ki bir rivayete göre «فَاِنْ كُنْتَ فٖى شَكٍّ» ilâ âhıriha üç âyet, bir rivayete göre de «وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِهٖ وَمِنْهُمْ مَنْ لَايُؤْمِنُ بِهٖ» âyetidir.
Âyetleri - Yüz dokuz.
Kelimatı - Bin sekiz yüz otuz iki
Harfleri - Beş bin beş yüz altmış yedi. Fasılası - م ن ل harfleridir.
Sebebi nüzulü - Mekke ehalisi beşerden bir Peygamber göndereceğine inanmıyorlar ve alel’husus kendi içlerinden bir adamın Peygamberliğini inanılmayacak acaib bir şey görüyorlar «Allah, Ebûtalibin yetîminden başka bir Resul bulamadı mı? » diyorlar, Allahın kudretinden bunu istib’ad ediyorlar, haşr-ü neşri de inkâr eyliyorlardı. Bu Sûre, bu sebeplerle nâzil olmuştur ki «فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَآ اٖيمَانُهَآ اِلَّا قَوْمَ يُونُسَ» âyetinde istisnaî bir surette Yunüs aleyhisselâmın zikrini muhtevi olması dolayısiyle «sûrei Yunüs» tesmiye olunur.
Sûrei «Berae» nin hatimesinde dini tevhıdin kuvvetindeki kemal ve ulviyyeti gösteren ve rabbül’ arşil’azîmin sirri ehadiyyet ve saltanati rübubiyyetine müntehi olan Kur’an ve risalet mes’elelerinin bir teşrih ve tafsılini muhtevi olmak ve binaenaleyh evvelkinin hâtimesi bunun bir fatihası mesabesinde bulunmak hâsebile iki Sûre arasındaki münasebet ve ittısal, gayet vazıhtır. Bu, Mekkede o ise, bil’ahare Medinede ve bâhusus ba’delfetih nâzil olmuş bulundukları halde terdibde bunun ve bundan sonraki daha bir çok mekkî Sûrelerin ondan te’hır edilmiş olmasındaki hikmet de kemali dikkat ve ehemmiyetle teemmül ve mülâhaza olunmak lâzım gelir. Bunun en açığı, islâmın Arabdaki inkişafından sonra cihana intişarı devirlerinde dahi geçireceği safahata aid bir takım işaretleri havi olmasıdır. بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ الٓرٰ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَكٖيمِ ٢ اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا اَنْ اَوْحَيْنَآ اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذٖينَ اٰمَنُوٓا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُبٖينٌ
Meali Şerifi