AyetSûreler

Yûnus Sûresi 62. Âyet

Mekke · Cüz 11 · Sayfa 216

أَلَآ إِنَّ أَوۡلِيَآءَ ٱللَّهِ لَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ۝٦٢

Açın gözünüzü! Allah’ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اَلَآ اِنَّ اَوْلِيَآءَ اللّٰهِ İyi bil ki hakıkaten evliyaullah - Allah velîleri, Allah dostları لَاخَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَاهُمْ يَحْزَنُونَ üzerlerine korku yoktur hem de onlar mahzun olmazlar. Allah korkusu her korkuyu silmiş olduğu için ilerisinde korku yok müjde var, ilerisi daha güzel olduğu için de geçmişe hüzün yok. Evliyaullah unvanı, Allaha dost olanlar, Allah için dost olanlar, Allah için icrayi velâyet edenler ma’nâlarına gelebilir. Ve velâyet, mahabbet, nusrat, tenfizi emir mefhumlarını ifade eder. Bu unvana kimlerin müstakık oldukları hakkında müfessîrinin naklettikleri ba’zı rivayetler vardır. Senedleri Taberîde mezkûr olduğu üzere Seıyd ibni Cübeyrden merviydir ki Resulullaha evliyaullahdan sual edilmiş, şöyle buyurmuştur: «هُمُ الَّذِينَ اِذَا رُؤُا ذُكِرَ اللّٰهُ» diğer bir rivayette: «يُذْكَرُ اللّٰهُ لِرُؤْيَتِهِمْ» - onlar öyle zevattır ki görüldükleri zaman Allah zikr-ü yad olunur. Ta’biri âharle sâde görülüvermelerinden dolayı Allah hatırlanır: Semt ve hey’etleri ya’ni siyretleri ve halleri derhal Allahı ıhtar eder, Ki ibni Abbas işbu «semt ve hey’et» tefsiri yerine «ıhbat-ü sekînet» demiştir. Bunların mal ve sair esbab-ü menafi’ ile alâkadar olmıyarak ancak Allah için Allahda seviş, «حُبُّ فِى اللّٰهِ» ile birbirlerine mahabbet ve musafat eden «اَلْمُتَحَابُّونَ فِى اللّٰهِ» oldukları da merviydir. Netekim Ömer İbnilhattab radıyallahü anhten merviydir ki Resulullah sallâllahü aleyhi vessellem şöyle buyurmuştur: Allahın kullarından bir takım insanlar vardır ki enbiya değil şüheda da değildirler amma yevmi kıyamette Allah ındindeki makamlarından dolayı onlara Enbiya ve Şüheda gıbta edecekler. «Bunlar kimlerdir? Ve amelleri nedir? Bize haber ver ki bu suretle biz de onlara muhibb oluruz ya Resulullah» dediler, Resulullah: «bunlar bir kavmdir ki beyinlerinde ne akribalık, ne de teatı edecekleri emval alâkası olmaksızın Allah ruhile Allahda sevişirler: fevallhi yüzleri bir nur ve kendileri nurdan bir minber üzerindedirler. Nas korktuğu vakıt bunlar korkmazlar, nas mahzun oldukları zaman bunlar mahzun olmazlar» buyurdu ve bu âyeti okudu: «اَلَآ اِنَّ اَوْلِيَآءَ اللّٰهِ لَاخَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَاهُمْ يَحْزَنُونَ» Ebû Hüreyreden ve ebû Maliki Eş’arîden dahi ayni mealde rivayetler varid olmuştur. Bu rivayetlerin her biri bir hâssa ile ta’rif demek olduğundan hepsini cami’ olmak üzere evliyaullah şu mefhum ile ta’rif olunmuştur: «Allaha taatle tevellâ eder, Allah da kendilerine kerametle tevellâ eder olan kimseler» ki bu âyette daha vazıh bir surette şöyle beyan ve tefsir buyuruluyor: Ya’ni evliyaullah