AyetSûreler

Yûnus Sûresi 16. Âyet

Mekke · Cüz 11 · Sayfa 210

قُل لَّوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوۡتُهُۥ عَلَيۡكُمۡ وَلَآ أَدۡرَىٰكُم بِهِۦۖ فَقَدۡ لَبِثۡتُ فِيكُمۡ عُمُرࣰا مِّن قَبۡلِهِۦٓۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ ۝١٦

De ki, "Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım. O da onu hiçbir şekilde size bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce yıllarca bulundum. Siz hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

قُلْ de ki لَوْ شَآءَ اللّٰهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَيْكُمْ eğer Allah dilese idi ben size karşı onu tilâvet etmezdim. وَلَآ اَدْرٰيكُمْ بِهٖ ve size onunla ma’lûmat vermezdi - benim lisanımla onu size bildirmez, duyurmazdı bile, ya’ni Allah benim bu Kur’anı size okumamamı ve size bunu bildirememeği dilese idi ne ben bunu size böyle tilâvetle okurdum, ne de benim lisanımdan bunları duyardınız. فَقَدْ لَبِثْتُ فٖيكُمْ عُمُرًا مِنْ قَبْلِهٖ zira bundan evvel ben sizin içinizde bir ömür durdum - ya’ni Kur’anın vahy olunduğu tarihi nübüvvetten mukaddem bütün bir ömür denecek kırk sene kadar uzun bir müddet cidden hayat geçirdim ve bunu sizin içinizde geçirdim, bütün tafsılâtıyle tercemei halimi bilirsiniz, pek a’lâ bilirsiniz ki ben bütün o müddeti medîde zarfında bir şey okuyor mu idim? Kur’anın gerek nazmı i’cazkârına ve gerek ma’nâsındaki hakayık-u şerayıa müteallik fünun ve maariften bir şey teati ediyor mu idim? Na-zmu nesir Edebbiyyat ile iştigalim varmı idi? Size hatıblik, şâirlik, müelliflik taslıyor mu idim? Okumak yazmak bilmiyen fakat şi’r-u inşa ile uğraşan cahilliyye şâirleri kadar olsun böyle bir mesleke intisab ediyor mu idim? Bir gün gelib âleme tehaddi ve müsabaka i’lân etmek için hazırlanır mı idim? Kimseye tehakküm ve cidal ile tearruz eder mi idim? Yalan söylemeğe tenezzül şöyle dursun hakkımda bir şüphe veya şaibe uyandıracak bir hâl-ü kalim olurmu idi? Hepinizin ındinde ıffet ve istikamet sıdk-u emanetle ma’ruf Muhammedül’emin değilmi idim

اَفَلَا تَعْقِلُونَ aklınız yok mu? Bir kerre akıl edib düşünmez misiniz? - Ya’ni bana ve âyâtı ilâhiyyeye karşı şimdi söylediğiniz sözler, ettiğiniz ta’rızler, yaptığınız fiıller ve teklifler hep akılsızlık eseridir. Yoksa başka hiç bir beyyine ve habere lüzum olmadan yalnız aklınızı başınıza alarak benim bundan evvel içinizde geçirdiğim o uzun müddetteki hayatımı ve ahlâkımı bir düşünseniz hiç şüphesiz tasdık edersiniz ki Allah bu gün de evvelki halde kalmamı dilese idi de vahy-ü nübüvvet vermese idi benim bunları size okumam ve tarafı ilâhîden ı’lâm ve ı’lân etmem ihtimali yoktu, ben kendi kendime ne böyle bütün bülega-ü ulemaya meydan okuyan bir kitab yapabilirdim ne de bütün insanlara karşı bu inzar ve tebşir ile kimsenin yapamıyacağı bir mücahede ve da’vaya girişirdim, lâkin işitiyorsunuz ki şimdi ben bunları size okudum, tebliğ ettim, o halde anlamanız lâzım gelir ki Allah tealâ öyle değil böyle istedi ve bana kesb-ü tahsıl ile yetişilemiyecek bir vahy-ü nübüvvet ihsan edib bunları bildirdi ve bunlar size benim kendimin değil, Allah tealânın bir i’lâm ve ihbarıdır. Ve ben onun vahyine ittiba’dan başka bir şey yapmam, bütün esbabın fevkında müdebbirül’emr, mercii’ kül «مَا مِنْ شَفٖيعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِهٖ» olan Allah tealânın emr-ü meşiyyetine müdahale, âyetlerine ı’tiraz yine âyâti haktan birisi olan akl ile aslâ kabili tevfık olmıyan en korkunç cinayetlerden iken siz nasıl oluyor da bunları teakkul etmiyerek Allahın vahyini tebdil teklifinde bulunuyorsunuz ve Allahdan korkmadan yalan ve iftiraya cür’et ediyorsunuz?