غافر
Mü'min Sûresi
40. sûre · Mekke · 85 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
MÜ’MİN ٤ سُورَةُ الْمُؤْمِنِ İşbu Elmü’min sûresi de Mekkîdir, buna sûrei Gafir ve sûrei Tavl dahi denilir. Elmü’min «وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ» diye beyan buyurulduğu üzere Ali fir’avn içinden iyman etmiş olan kahraman zata işarettir ki Sahib يٰسٓ gibi sabikundandır.
Âyetleri - Kûfi ve Şamîde seksen beş, Hıcazîde seksen dört, Basrîde seksen ikidir.
Kelimeleri - Bin yüz doksan dokuzdur.
Harfleri - Dört bin dokuz yüz yetmiştir.
Fasılası - من علق دبر Bu sûrenin sûrei Zümere bir çok cihetten münasebeti vardır. Evvelâ o, ahvali Kıyamet ve Âhıret ile hıtam bulduğu gibi bu da onunla başlıyacak ve ba’zı tafsılât verecektir. Saniyen alûsî şunu kaydeder: Tenâsükuddürerde mezkûrdur ki yedi «حامين» in Zümer sûresini velyetmesinin vechi başlarında «تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ» matla’larının benzeyişidir. Sonra da «حاميم» ler «حم» ve zîkri kitab ile başlamakta müşterek oldukları ve hep Mekkî bulundukları için tertib üzere varid olmuşlardır. Hattâ İbni Abbastan ve Câbir ibni zeydden varid olduğuna göre «Zümmer» in akıbinde sırasıyle nâzil olmuşlardır. Ve «حاميم» lerin fazıleti hakkında bir çok haberler de varid olmuştur. Ezcümle Ebu ubeyd fezailinde İbni Abbastan tahric eylemiştir. Her şey’in bir lübabı vardır, Kur’anın lübabı da «حاميم» lerdir. Yine o, ve Şüabi iymanda Beyhekî ve saire İbni Mes’uddan şunu tahric etmişlerdir: «حاميم» ler Kur’anın dîbasıdır. Ebuşşeyh ve Ebu nüaym ve Deylemi enesten, yine deylemi ve İbni merduye Semüre ibni Cündübden tahric eylemişlerdir «حاميم» ler Cennet Ravzalarından birer ravzadır. İbni nasr ve İbni merduye Enes ibni Malikten şöyle tahric etmişlerdir, dedi ki: Resuli ekrem sallallahü aleyhi vesellem Hazretlerini işittim diyordu: Allah tealâ bana Seb’i tıvali Tevrat yerine verdi, «الر» dan «طس» lere kadar İncil yerine verdi, «طس» lerle «حاميم» ler arasını Zebur yerine verdi, «حاميم» ler ve mufassallarla da beni tafdıl buyurdu, bunları benden evvel hiç bir Peygamber okumadı. Beyhekı Şüabde Halil mürreden şöyle tahric etmiştir. Resulullah sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki «حاميم» ler yedidir. Cehennemin kapıları da yedidir. «حاميم» lerden her biri gelir, o kapılardan birine durar da: Allahım, bana iyman edip de beni okuyanı bu kapıdan sokma der. Daha Ba’zı hususî rivayetler de vardır: meselâ Tirmizî ve daha ba’zıları Ebu hüreyreden şöyle rivayet etmişlerdir: Resuli ekrem sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki: her kimin «حٰمٓ الى وَاِلَيْهِ الْمَصٖيرُ وآية الكرسى» yi sabahleyin okursa akşama kadar onlarla mahfuz olur ve akşamleyin okursa sabaha kadar onlarla mahzuf olur. ١ حٰمٓ ٢ تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْعَلٖيمِ ٣ غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدٖيدِ الْعِقَابِ ذِى الطَّوْلِ لَآ اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اِلَيْهِ الْمَصٖيرُ ٤ مَا يُجَادِلُ فٖٓى اٰيَاتِ اللّٰهِ اِلَّا الَّذٖينَ كَفَرُوا فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِى الْبِلَادِ ٥ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَالْاَحْزَابُ مِنْ بَعْدِهِمْ وَهَمَّتْ كُلُّ اُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ لِيَاْخُذُوهُ وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ فَاَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ ٦ وَكَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذٖينَ كَفَرُوٓا اَنَّهُمْ اَصْحَابُ النَّارِ ٧ اَلَّذٖينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهٖ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذٖينَ اٰمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذٖينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبٖيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحٖيمِ ٨ رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍ الَّتٖى وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَآئِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ ٩ وَقِهِمُ السَّيِّئَاتِ وَمَنْ تَقِ السَّيِّئَاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ Meali Şerifi