النحل
Nahl Sûresi
16. sûre · Mekke · 128 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
NAHL ١٦ سُورَةُ النَّحْلِ Bu Nahil sûresinin medenî olduğuna dair dahi bir kavil nakledilmiş ise de doğrusu Mekkîdir. Hasen, Ata, Ikrime, Cabir hepsinin Mekkî olduğunu rivayet etmişlerdir. İbni Abbas yalnız üç âyetin Medinede Hazreti Hamzeden sonra nâzil olduğunu söylemiştir. Ki bu üç âyet «وَلَا تَشْتَرُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ الى بِاَحْسَنِ مَاكَانُوا يَعْمَلُونَ» dur. Bir kavle göre de «ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذٖينَ هَاجَرُوا وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ اِلَّا بِاللّٰهِ» âyetleridir.
Âyetleri: - Yüz yirmi sekizdir.
Kelimeleri: - Bin sekiz yüz kırk birdir. Harfleri: - Yedi bin yedi yüz yedidir.
Fasılası: - ر م ن harleridir.
Bu sûrenin bir ismi de «سُورَةُ النَّعَمِ» dır.
Sebebi nüzul: - Bir rivayete göre şudur: Resulullah kâh katil ve istîlâ gibi azâbı Dünya ile ve kâh Kıyamet azâbiyle tahvif ediyordu. Kâfirler ise bunlardan derhal bir şey görmedikleri için tekzib ve istihzaya Kıyam ediyor «hani getirsen a o azâbı görelim» diyorlardı. «اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ» nâzil olduğu zaman sarsılmışlar ve aralarında demişlerdi ki «bu Adam Kıyametin yaklaştığı zumünde bulunuyor, hele şu yaptıklarınız bir azından vaz geçiniz, ne olacak bakalım». Fakat taahhur edince yine «ya Muhammed hani ya bizi korkuttuğun şey olmadı» demeğe başladılar. Binaenaleyh «اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ» nazil oldu. Bir müddet daha çekindiler, intizar ettiler, günler imtidad edince yine «haniya ya Muhammed bizi korkuttuğun şeylerden bir şey görmeyoruz» dediler ve o vakıt «اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ» nâzil oldu. Resulullah hemen sıçradı, yanındakiler ne oluyor diye başlarını kaldırıp bakıştılar, arkasından «فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ» nazil oldu اه Şu halde demek olur ki bu Sûre azâb ve kıyamet va’dlerinin taahhurundan dolayı hasıl olan şüphelerin izalesi ve «فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ» emrinin takviyesi hıkmetile nâzil olmuştur. بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ
Meali Şerifi