AyetSûreler

الطارق

Târık Sûresi

86. sûre · Mekke · 17 âyet

Sûre hakkında · Elmalılı

TÂRIK ٨٦ سُورَةُ الطَّارِقِ Târık Sûresi Mekkîdir.

Âyetleri - On yedidir.

Fasılası - ق ب ظ ر ع ل ا harfleridir.

Bu Sûrelerin mazmunlarının yekdiğerine münasebeti vücuh ile âşikârdır. Bahusus burada Levhı mahfuzdan her nefs üzerindeki hafıza intikal i’tibariyle de düşünülmesi lâzım gelen güzel bir münasebet vardır. Sûrei Büruc tıvali mufassalın sonu, Târık da evsâtı mufassalın evvelidir.

بِسْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ وَالسَّمَآءِ وَالطَّارِقِ ٢ وَمَآ اَدْرٰيكَ مَاالطَّارِقُ ٣ اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُ ٤ اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ ٥ فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَ ٦ خُلِقَ مِنْ مَآءٍ دَافِقٍ ٧ يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَآئِبِ ٨ اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِهٖ لَقَادِرٌ ٩ يَوْمَ تُبْلَى السَّرَآئِرُ ١ فَمَالَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ ١١ وَالسَّمَآءِ ذَاتِ الرَّجْعِ ١٢ وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ ١٣ اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ ١٤ وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ ١٥ اِنَّهُمْ يَكٖيدُونَ كَيْدًا ١٦ وَاَكٖيدُ كَيْدًا ١٧ فَمَهِّلِ الْكَافِرٖينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا

Meali Şerifi

1وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِAndolsun o göğe ve Târık’a2وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُTârık nedir, bildin mi3ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُO, karanlığı delen yıldızdır4إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱHiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın5فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَOnun için insan neden yaratıldığına bir baksın6خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲAtılan bir sudan yaratıldı7يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِO su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar8إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱElbette Allah’ın onu döndürmeye gücü yeter9يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُO gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır10فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲİnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı11وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِAndolsun o dönüşlü göğe12وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِO yarılıp çatlayan yere13إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱKuşkusuz Kur’ân, ayırıcı bir sözdür14وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِO asla bir şaka değildir15إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰاHaberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar16وَأَكِيدُ كَيۡدࣰاBen de hilelerine karşılık veririm17فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢاOnun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı