AyetSûreler

Kasas Sûresi 56. Âyet

Mekke · Cüz 20 · Sayfa 392

إِنَّكَ لَا تَهۡدِي مَنۡ أَحۡبَبۡتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ ۝٥٦

(Resulüm!) Sen sevdiğini hidayete eriştiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِنَّكَ لَاتَهْدٖى مَنْ اَحْبَبْتَ Doğrusu sen sevdiğine hidâyet veremezsin - burada hidayetten murad, sâde delâleti kavliyye değil, bilfiil iysâldir. Onun için «وَاِنَّكَ لَتَهْدٖٓى اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ» âyetine münafi olmaz. Bu âyet, sıyak-u sıbakına nazaran Resulullahı tesliyedir. Çünkü en evvel şayanı merhamet görülerek inzar ettiği, islâmına harîs olduğu kavminin, yakından sevdiği hemşehrilerinin, akribasının gelen hakka iyman etmeyip bulundukları halde ısrar etmeleri, Kur’anı dinler dinlemez « biz buna iyman ettik, biz evvelinden müsliman idik » diyen ecnebîlerin aksine olarak feyzı risaletten mahrum kalmaları kendisini mahzun etmişti. Buharî, Müslim ve saire bir çok hadîs kitablarında ve tefsirlerde bunun bilhassa Ebû Talib sebebiyle nâzil olduğu şayi’dir. Maamafih Fahruddini Razî bu âyetin zâhirinde Ebû Talibin küfrüne bir delâlet olmadığını bilhassa ıhtar etmiştir. Kelâmın gelişine nazaran sebebi nüzulü şu ayetle anlatılıyor denebilir: