AyetSûreler

Necm Sûresi 16. Âyet

Mekke · Cüz 27 · Sayfa 526

إِذۡ يَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا يَغۡشَىٰ ۝١٦

Sidre’yi kaplayan kaplıyordu

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰى O dem ki Sidreyi bürüyen bürüyordu - o demde gördü. Mi’rac hadîslerinde İbni Cerîrin tahric ettiği rivâyetlerde Hazreti Enes radıyallahü anh demiştir ki Resulullah buyurdu: Melek beni mi’raca çıkardı, sonra Sidreye müntehî oldum, onun Sidre olduğunu tanıyorum, yaprağını ve meyvesini tanıyordum. Derken onu Allahın emrinden bürüyen bürüyüverince öyle tehavvül etti ki husnünden kimsenin tavsıf edemiyeceği bir hale geldi, onu vasf edemem. İbni Cerîrde İbni Zeydden: ya Resulullah Sidreyi gaşy eden ne gördün? denildi, buyurdu ki «فِرَاشٌ مِنْ ذَهَبٍ» ya’ni altundan bir pervane gaşy ediyordu gördüm ve gördüm ki her yaprağında bir Melek kaim Allaha tesbih eyliyordu. İbni Abbastan: «اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰى» onu Allah gaşy etti de Muhammed Rabbının âyatından en büyüğünü gördü. Bu gaşıy sıfatı fi’l olmak gerektir. Rebî’den: Sidreyi Rabbın nuru gaşyetti ve Melâike gaşyetti. Ebil’âliyeden: onu hallâkın nuru gaşyetti, öyle ki ağaca uçuşan kuşlar gibi. Mücahidden: Muhammed, Sidreyi gördü ve Muhammed kalbi ile rabbını gördü.