A'râf Sûresi 167. Âyet
Mekke · Cüz 9 · Sayfa 172
وَإِذۡ تَأَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبۡعَثَنَّ عَلَيۡهِمۡ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَن يَسُومُهُمۡ سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِۗ إِنَّ رَبَّكَ لَسَرِيعُ ٱلۡعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورࣱ رَّحِيمࣱ ١٦٧
O Vakit Rabbin işte şu ahdi ilan edip bildirdi ki: Kıyamet gününe kadar onlara en kötü muameleyi yapacak olan kimseleri başlarına gönderecektir. Muhakkak ki, Rabbin hızla cezalandırandır ve yine muhakkak ki O, çok affedici, çok merhametlidir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَاِذْ o vakti de zikr-ü ıhtar et ki تَاَذَّنَ رَبُّكَ rabbın şuna izin vermeyi iltizam etmiş, ya’nu şunu kat’iyyen iycab ve icra eylemiş idi ki لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُوٓءَ الْعَذَابِ lâbüdd onların, o bütün kavmi Musânın üzerine yevmi kıyamete kadar öyle bir kimse gönderecek ki kendilerini azâbın kötüsüne peyleyecek -mukaddemâ Mısırda Beni İsraîle Musânın ilk va’d-ü tebşirinde «وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِى الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ» buyurulmuş idi. Süleyman aleyhisselâm zamanından biraz sonra artık o müddeti nazar yetmiş, o vakte kadar kötüleri sureti hususiyyede te’dib, ta’zib ve ihlâk ederek iyilerin hüsni mesai ve mücahedeleri sebebiyle rahmeti ilâhiyye sayesinde yükselen ve arzın meşarık-u megaribine varis olan Beni İsraîl kavmi bundan böyle hey’eti umumiyyesiyle başlarında iyi adam bulunmaktan memnun olmaz, fasık ve zalim kimselere daha ziyade boyun eğer oldular. Bir kavmin böyle bir halde bulunması ise yarabbi, bizim başımıza azâb ve belâ getirecek kimseler getir gibi bir talebi fi’lîdir. İşte o vakit hak tealâ Beni İsraîl üzerine azâb peyleyecek, onları azâba sürükleyecek ve nihayet kıyamete kadar en kötü azâbı tatbik edecek kimseler taslitını vacib kılmış ve binaenaleyh Buhtü nassara müsaade edib Beni İsraîl devleti aleyhinde böyle bir azâbı iycab ve icra etmiş ve bu artık umumu hakkında bir ıkab olmuştur. اِنَّ رَبَّكَ لَسَرٖيعُ الْعِقَابِ Şüphe yok ki rabbın muhakkak seriul’ıkabdır.- Ikabı dilediği anda derhal geliverir. Netekim bir gün geldi buhtü nassarı gönderiverdi de cem’iyyetlerini perişan, vatanlarını tahrib, silâh tutabilenleri katli amm, kadınlarını ve zürriyyetlerini esir, mütebakısini de vergilere mahkûm eyledi ve onlar bu zillet altında kaldı gitti ki İşte Dünyada azâbın en kötüsü de budur وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحٖيمٌ Maamafih yine şüphe yok ki o -senin rabbınh er halde gafur rahîmdir -tevbe edenlere ve sana ittiba’ eyleyenlere mağfiret ve rahmeti bîpayandır. Rabbın böyle gafur rahîm olmakla beraber öyle seriul’ıkab olduğundan üzerlerine o kimseyi gönderdik