AyetSûreler

Yâsîn Sûresi 6. Âyet

Mekke · Cüz 22 · Sayfa 440

لِتُنذِرَ قَوۡمࣰا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمۡ فَهُمۡ غَٰفِلُونَ ۝٦

Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah’ın indirdiği (Kur’ân) ile korkutasın

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

لِتُنْذِرَ inzar etmen için - ya’ni bu Dünyanın bir Âhıreti bulunduğunu, sonunda hep o azîzi rahîmin huzuruna varılıp hisab vereceğini, doğru yoldan gitmiyenlerin, tehlükeden korunmıyanların akıbetleri vahîm olduğunu haber verip sakındırasın diye قَوْمًا bir kavmı ki مَآ اُنْذِرَ اٰبَآؤُهُمْ babaları inzar edilmedi - pek uzak dedelerine değilse de yakın babalarına nezîr, ya’ni Allah korkusunu anlatacak Peygamber gönderilmedi فَهُمْ غَافِلُونَ de onlar, o kavm, gafillerdir - doğru yolun ne olduğundan, akıbetin nereye varacağından haberleri yok. Sûrei Kasasta «وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَآ اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُولٰى» âyetinde beyan olunduğu üzere Musâya Tevrat, Kurûnı ulânın ihlâkinden sonra verilmişti ve o vakıttan bı’seti Muhammediyyeye kadar geçen Kurûnı vustâ zarfında Benî İsraîle bir çok Peygamberler gönderilmiş olduğu halde Arablara doğrudan doğruya bir Peygamber gönderilmemiş olduğundan büsbütün gaflet ve fetret içinde idiler. Bu suretle rahmeti ilâhiyye Kur’anın Arabî olmasını ve Hatemül’enbiyanın Arabdan gelmesini ıktıza etmiş idi. Gerçi Kur’anın inzarı Araba mahsus değil ve Resulullah «يَآ اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَآءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَاجَآءَنَا مِنْ بَشٖيرٍ وَلَا نَذٖيرٍ فَقَدْ جَآءَكُمْ بَشٖيرٌ وَنَذٖيرٌ» buyurulduğu üzere hem bütün ehli kitaba dahi mürsel, hem de «وَمَآ اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَآفَّةً لِلنَّاسِ بَشٖيرًا وَنَذٖيرًا» mantukunca kâffeten insanları da’vete me’mur bir beşîr-ü nezîr ise de bu da’vet ve inzar, evvel emirde «وَ اَنْذِرْ عَشٖيرَتَكَ الْاَقْرَبٖينَ» müeddasınca en yakınından «وَمَآ اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهٖ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ» mısdakınca da Arabdan başlıyacaktı, çünkü bunlar bütün bütün gafil idiler