Şûrâ Sûresi 16. Âyet
Mekke · Cüz 25 · Sayfa 485
وَٱلَّذِينَ يُحَآجُّونَ فِي ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا ٱسۡتُجِيبَ لَهُۥ حُجَّتُهُمۡ دَاحِضَةٌ عِندَ رَبِّهِمۡ وَعَلَيۡهِمۡ غَضَبࣱ وَلَهُمۡ عَذَابࣱ شَدِيدٌ ١٦
Allah’ın davetine uyulduktan sonra, hâlâ O’nun dini hakkında mücadele edenlerin, getirdikleri deliller Rableri yanında batıldır. Onların üzerinde bir gazab ve kendileri için şiddetli bir azab vardır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَالَّذٖينَ يُحَآجُّونَ فِى اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَااسْتُجٖيبَ لَهُ ona icâbet olunduktan sonra, ya’ni Allaha icabet olunduktan, bu beyan mucebince bütün indirdiği kitaba iyman edilip emri istikametle tutulduktan sonra Allah hakkında yâhud Allahın dini hakkında münakaşaya kalkışacak olanların حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ huccetleri rabları ındinde sakıttır. - Ne nazarî ne amelî, ne naklî ne aklî hiç bir tutamakları kalmaz. Huccet ancak eğriliğe ve eğrilere karşı müteveccih olur. llmen ve amelen zâhir olan hak ve istikamet karşısında yapılan münakaşa sırf bir bagy ve haksızlık i’lânından ıbaret kalır, onun için ındallah huccetleri sakıt olduktan başka وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ hem aleyhlerinde bir gadab وَلَهُمْ عَذَابٌ شَدٖيدٌ hem de haklarında şedid bir azâb vardır.