AyetSûreler

Sâd Sûresi 24. Âyet

Mekke · Cüz 23 · Sayfa 454

قَالَ لَقَدۡ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعۡجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦۖ وَإِنَّ كَثِيرࣰا مِّنَ ٱلۡخُلَطَآءِ لَيَبۡغِي بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَقَلِيلࣱ مَّا هُمۡۗ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّـٰهُ فَٱسۡتَغۡفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّۤ رَاكِعࣰاۤ وَأَنَابَ۩ ۝٢٤

Davud dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah’a yöneldi

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

«SECDE AYETİDİR» قَالَ dedi ki Davud لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤٰالِ نَعْجَتِكَ اِلٰى نِعَاجِهٖ senin bir koyununu koyunlarına istemekle sana zulmetmiş vallahi وَاِنَّ كَثٖيرًا مِنَ الْخُلَطَآءِ ve hakıkaten halîtlardan bir çoğu - burada huletayı yalnız şürekâ diye tefsir etmek bize kasır geliyor. «اخ» ta’birinden de anlaşıldığına göre ıhtilât halinde bulunan, ya’ni bir cem’ıyyette yaşayan insanlar, ıhvan, rüfeka, arkadaşlar yoldaşlardan bir çoğu لَيَبْغٖى بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ mutlak biribirlerine tecavüz ediyorlar. اِلَّا الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ancak iyman edip salih ameller işliyenler başka وَقَلٖيلٌ مَاهُمْ onlar da pek az وَظَنَّ دَاوُدُ ve Davud zannetmişti - girdikleri zaman veya bu bağiy sözünü söylerken sanmıştı kendine beğy ile bir baskın yaptılar zannetti, yâhud sezmişti ki kendisine mücerred bir imtihan yaptık فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ derhal rabbına istiğfar etti - mağrifetini niyaz eyledi وَخَرَّ رَاكِعًا ve rükû’ ederek secdeye kapandı وَاَنَابَ ve tevbe ile Allaha sığında