AyetSûreler

Nûr Sûresi 62. Âyet

Medine · Cüz 18 · Sayfa 359

إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِذَا كَانُواْ مَعَهُۥ عَلَىٰٓ أَمۡرࣲ جَامِعࣲ لَّمۡ يَذۡهَبُواْ حَتَّىٰ يَسۡتَـٔۡذِنُوهُۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ فَإِذَا ٱسۡتَـٔۡذَنُوكَ لِبَعۡضِ شَأۡنِهِمۡ فَأۡذَن لِّمَن شِئۡتَ مِنۡهُمۡ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُمُ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورࣱ رَّحِيمࣱ ۝٦٢

Müminler ancak, Allah’a ve Resülüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o Peygamber ile birlikte sosyal bir işle meşgul iken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten Allah’a ve Resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için Allah’tan bağış dile; çünkü Allah mağfiret edicidir, merhametlidir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖينَ Mü’minler ancak onlardır ki اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ Allaha ve Resulüne hakıkaten iyman etmişlerdir. -Yukarında zikri geçenler gibi yalnız iyman ettik demekle kalmayıp samîmi kalbden inanmışlardır. وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ ve maıyyetinde-ya’ni Peygamberin maıyyetinde ki, İmamül’müslimînin maıyyeti de aynî hukme tabi’dir. عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ cem’ıyyetli bir emir üzerinde bulundukları vakıt-cum’a, bayram, müşavere, muharebe gibi toplanmayı ıktıza eden veya menfaat ve mazarratı umumî olan bir iş üzerinde bulundukları zaman لَمْ يَذْهَبُوا حَتّٰى يَسْتَاْذِنُوهُ ondan izin almadıkça gitmezler-münafıklar gibi kaçmazlar اِنَّ الَّذٖينَ يَسْتَاْذِنُونَكَ filvaki’ senden istiyenler yok mu اُولٰٓئِكَ الَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ onlar Allaha ve Resulüne iyman eden kimselerdir. فَاِذَا اسْتَاْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَاْنِهِمْ Binaenaleyh ba’zı işleri için senden istiyzan ettiklerinde فَاْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ sen de onlardan dilediğin kimseye izin ver-ya’ni her izin isteyene izin vermek vacib değildir. Hikmet ve maslâhatın icabını gözetmek lâzımdır. Bir de Sûrei«Berae»de geçen «عَفَا اللّٰهُ عَنْكَ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذٖينَ صَدَقُوا» kazıyyesi unutulmamalıdır. İzin ver وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَ ve onlar için Allaha istiğfar eyle-zirâ istiyzan her ne kadar özri kavî ile sadâkata müstenid olsa da Dünya işini Âhıret işine takdim etmek gibi bir kusur şaibesinden hâli kalmaz. Sen istiğfar edersen اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ şübhe yok ki Allah, gafurdur ve rahîmdir. -Bu noktada Resulullaha hıtabdan ümmetine hıtaba iltifat ile buyuruluyor ki:

Ey müslimanlar!