AyetSûreler

Nisâ Sûresi 6. Âyet

Medine · Cüz 4 · Sayfa 77

وَٱبۡتَلُواْ ٱلۡيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُواْ ٱلنِّكَاحَ فَإِنۡ ءَانَسۡتُم مِّنۡهُمۡ رُشۡدࣰا فَٱدۡفَعُوٓاْ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡۖ وَلَا تَأۡكُلُوهَآ إِسۡرَافࣰا وَبِدَارًا أَن يَكۡبَرُواْۚ وَمَن كَانَ غَنِيࣰّا فَلۡيَسۡتَعۡفِفۡۖ وَمَن كَانَ فَقِيرࣰا فَلۡيَأۡكُلۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِذَا دَفَعۡتُمۡ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡ فَأَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبࣰا ۝٦

Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَابْتَلوُا الْيَتَامٰى yetîmleri de deneyiniz, tecribe ile ta’lim ve terbiye ediniz, hüsni idareye alıştırınız حَتّٰىٓ اِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَ nihayet nikâh çağına geldikleri, ya’ni baliğ oldukları vakit فَاِنْ اٰنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا kendilerinden rüşd hisseder, akıllarının ve terbiyyei diniyelerinin tamam olduğunu ve kendilerini hüsni suretle idare edebileceklerini yakından anlarsanız فَادْفَعُوٓا اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْ derhal mallarını kendilerine teslim ediniz. Şu halde hiyni bulûğunda rüşdünü ibraz edemezse biraz beklenecek demek olur. Fakat bu hal devam ederse ne olacak? Bunda ulema, ıhtılâf etmişlerdir İmamı A’zam yirmi beş yaşına kadar beklenir. O zaman her halde teslim olunur. Çünkü yirmi beş yaşı bir insanın dede olması mümkin olan bir sindir demiş ve ondan sonra hacri kabul etmemiştir.

وَلَا تَاْكُلُوهَٓا اِسْرَافًا وَبِدَارًا اَنْ يَكْبَرُوا ve bu malları büyüyecekler de elimizden alacaklar diye bol bol sarf-ü israf ederek yemeyiniz وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ ganiy olan veliy veya vasıy temamen sakınsın, kendi maliyle kanaat etsin وَمَنْ كَانَ فَقٖيرًا فَلْيَاْكُلْ بِالْمَعْرُوفِ fakır olan vehiy veya vasıy de ma’ruf veçhile ücreti sa’y-ü hizmeti ve haceti zaruriyyesi kadar yesin.» - Bu ma’ruf «لَا تَاْكُلُوٓا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ», « kendilerine teslim ettiğiniz zaman da onlara karşı şahid tutunuz, şahid huzurunda veriniz وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَسٖيبًا Allah da bütün hisablarınızı görmeğe kâfidir. Onun emirlerine nehiylerine dikkat ederseniz başka muhasibin mes’uliyyetinden korkmağa lüzum kalmaz. Fakat Allahın emirlerine muhalefet ederseniz başka hiç bir muhasib de sizi kurtaramaz.»- Rifaa vefat etmiş ve oğlu Sabiti sagır olarak bırakmış idi, velîsi tahti hıcrimde birader zadem var, Bunun malından bana ne kadar halâl olur ve malını ne zaman teslim edeyim» diye Resulullaha sormuştu, bu âyet de bunun üzerine nâzil olmuştur. Şimdi de miras ahkâmına geçiliyor.