Mutaffifîn Sûresi 25. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 588
يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقࣲ مَّخۡتُومٍ ٢٥
Onlara damgalı saf bir içki sunulur
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
يُسْقَوْنَ مِنْ رَحٖيقٍ onlara bir rahıyktan sunulur ki: -
RAHIYK, hiç karışığı olmıyan hâlıs şarab, en eskisi, en hoşu da denilmiş ve hepsinin yakın ma’nâlar olduğu
söylenmiştir. Kamus müterciminin ifâdesine göre «عين الديك» ya’ni horos gözü gibi safi olana denir ki bâdei nâb ta’bir olunur ve ruhak dahi denilir. Burada neş’esi ve lezzeti çok, humarı yok, Sûrei Saffatta geçtiği üzere «بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِبٖينَ لَا فٖيهَا غَوْلٌ» diye vasf olunan beyaz şarab diye müffesserdir. Netekim Mukatil «خَمْرٌ بَيْضَآءُ» demekle buna işaret etmiştir. Sûrei Muhammedde «مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتٖى وُعِدَ الْمُتَّقُونَ فٖيهَآ اَنْهَارٌ مِنْ مَآءٍ غَيْرِ اٰسِنٍ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِبٖينَ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّى» âyetinde vasf olunan dört nevi’ Cennet ırmaklarından biri de içenlere mahzı lezzet olan şarab ırmakları olduğu anlatılırken bunlardan murad neş’e ve lezzetin kemalini tefhîm için temsîlî bir ifâde olduğu da baştaki «مَثَل» ta’biriyle anlatılmış idi. Onun için bu gibi yerlerde o mazmundan gaflet edilmemek lâzım gelir. Buna dair «هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ» Sûresinde «اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَاْسٍ» âyetinde de söz geçmişti bak. Hatîb tefsirinde der ki: buradaki rahîk «اَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِبٖينَ» buyurulan şarab ırmaklarından başkaca hususî bir şarab olduğu için şöyle tavsîf olunuyor: مَخْتُومٍ ki mahtum - mühürlü ancak içeceklerin nezdinde açılır. Kabları miskten mühürle mesdûd, gayet temiz ve nefîs. Diğer bir ma’na ile: içiminde bir hıtamı, güzel bir nihayeti olan bir şarab ki