AyetSûreler

Mü'minûn Sûresi 19. Âyet

Mekke · Cüz 18 · Sayfa 343

فَأَنشَأۡنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّـٰتࣲ مِّن نَّخِيلࣲ وَأَعۡنَٰبࣲ لَّكُمۡ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةࣱ وَمِنۡهَا تَأۡكُلُونَ ۝١٩

Böylece onun (yağmurun) sayesinde sizin yararınıza hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik ki, bunlarda sizin için bir çok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَاَنْشَاْنَا لَكُمْ بِهٖ جَنَّاتٍ böyle iken indirdik iskân ettik de onunla sizin için Cennetler inşa eyledik-en güzel, en nafi’ nebatât ve eşcare neşv-ü nema vererek türlü nebatlar bağçeler yetiştirdik ki مِنْ نَخٖيلٍ وَاَعْنَابٍ hurmalıklar ve üzümlükler kabîlinden لَكُمْ فٖيهَا فَوَاكِهُ كَثٖيرَةٌ sizin için onlardan bir çok yemişler var-hurma ve üzümden maada daha nice yemişler var ki türlü istifadeler edersiniz وَمِنْهَا تَاْكُلُونَ ve onlardan yersiniz-ya’ni o bağlardan bagçelerden geçinirsiniz. Bunlardan yemek iki türlüdür: birisi doğrudan doğru meyvelerini yemektir. İkincisi o yüzden geçinmektir. Burada bağ ve bagçelerin hem menafiı hayatiyyesi, hem menafiı ıktısadiyyesi ıhtar edilmiş oluyor. Bir de bunların mahsulatı insanların gıdasından bir kısmı mühimmini teşkil etmek i’tibariyle insan hılkatinin maddei ibtidaiyyesi olan «سُلَالَةٍ مِنْ طٖينٍ» in bir kısmının iyzah etmiş olması melhuzdur.

Hurma ve üzüm gibi zeytunun da hayat ve ıktısadiyyatta ehmmiyyeti mahsusası hasebiyle buyuruluyor ki