AyetSûreler

Kasas Sûresi 83. Âyet

Mekke · Cüz 20 · Sayfa 395

تِلۡكَ ٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ نَجۡعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوࣰّا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فَسَادࣰاۚ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلۡمُتَّقِينَ ۝٨٣

İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ O âhıret evi - son yurd, ya’ni Cennet نَجْعَلُهَا لِلَّذٖينَ biz onu o kimseler için kılarız ki لَا يُرٖيدُونَ عُلُوًّا فِىالْاَرْضِ وَلَا فَسَادًا Arzda ne ulüvv ne fesad istemezler. - Ulüvvden murad ululanmak: iymana tenezzül etmemek kibirlenmek, kafa tutma, fesad, her hangi bir şeyi ve emvali intifa’ olunabilecek halden çıkarmak ve bahusus rabbına ısyan ile kendi nefsini heder etmek. Ya’ni Yer yüzünde hakka karşı kibr-ü ıhtiras ile Fir’avn gibi bagy-ü ısyan ile fesad da arzu etmezler. Hazreti Ali radıyallahü anhten merviydir ki işbu «تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ» âyeti vâlilerden vesair kudreti bulunan insanlardan adl-ü tevazu’ sahibi olanlar hakkında nâzil oldu der imiş. Hatimi taînin oğlu adiy, huzurı Peygamberîye geldiği zaman kendisine bir minder konulmuştu, o yere oturdu aleyhıssalâtü vesselâm da: ben şehadet ederim ki sen Arzda ne ulüvv ne fesad arzu etmiyorsun buyurdu, bunun üzerine derhal müsliman oldu radıyallahü anh. Tabiînden Fudaly bu âyeti okur okur, burada bütün âmal gitti dermiş. Ömer ibni Abdil’azîz de vefatına kadar bu âyeti tekrar tekrar okur dururmuş. وَالْعَاقِبَةُ Ve o güzel akıbet - Cennet لِلْمُتَّقٖينَ korunan müttekıler içindir. - Bu cümle tekrardan ıbaret olmamak için ayrıca bir faideyi müfid olduğunda şübhe yoktur. Kendileri Fir’avn ve Karûn gibi olmak arzu etmemekle beraber Fir’avn ve Karûn gibilerin zuhuruna meydan vermemek için de sakınıp korunan müttekıler demek olur. Biraz sonra «فَلَا تَكُونَنَّ ظَهٖيرًا لِلْكَافِرٖينَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ» kavilleri de bunu tavzıyh eder.

İyi amma Âhırette ne var?