Kadir Sûresi 4. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 598
Melekler
تَنَزَّلُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذۡنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمۡرࣲ ٤
Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Anlamı
O gece melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle her iş için iner de iner.
Bir nükte
Elmalılı fiilin ‘peyderpey inerler’, yani ‘iner de iner’ anlamı taşıdığını söyler. Müfessirlerin çoğuna göre Ruh, Cebrail’dir. Elmalılı’ya göre zahir olan, onların yeryüzüne ve Kadir’e mazhar olan kimselere inmeleridir.
Düşün
Bu gece yalnız olmadığını, rahmetin indiğini düşünerek dua et.
Bu sade açıklama Elmalılı tefsirine dayanır; henüz bir ilim ehli tarafından gözden geçirilmedi.
Elmalılı Tefsiri
تَنَزَّلُ – Fi’li muzari’ aslı tetenezzülüdür. Ya’ni iner de iner: peyderpey iner الْمَلٰٓئِكَةُ Melekler وَالرُّوحُ فٖيهَا ve Ruh onda- Şihabın beyanına göre bu «فٖيهَا» zamirinde iki vecih vardır. BİRİSİ, leyleye râci’ olmasıdır ki bu surette Ruh, melâikeye ma’tuf olarak; o gecede Melâike ve Ruh peyderpey iner demek olur, zâhiri de budur.
İKİNCİSİ, Melâikeye râci’ vâv da haliyye olmaktır ki Ruh içlerinde olarak Melâike iner demektir. Ekser
müfessirînin kavline göre Ruhtan murad Cibrildir. Ba’zıları da Ruh büyük bir Melektir ki Semavat ve Arzı yutsa ona bir lokma olur demişler. Burada «وَلَا تاَيْئَسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ» gibi revh-u rahmet ma’nasına olduğunu da söylemişlerdir ve daha muhtelif kaviller vardır. Ammede, sûrei Mearicde, sûrei İsrada «قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى» âyetinde geçen tafsîlâta da bak. Her halde bundan ruhun Melâikeden ehass olduğu anlaşılır. Ba’zıları bunların Semai Dünyaya indiğini söylemişlerse de zâhir, Arza ve Kadre mazher olan kimselere inmeleridir. بِاِذْنِ رَبِّهِمْ rablerinin izniyle -inerler, âyette rab, müfred, muzafı ileyhi olan hüm zamiri cem’idir. Lisanımızda rablerinin diye tercemesinde rab, cemi’ imiş gibi bir iltibas hasıl oluyor. Yanlış anlaşılmasın, murad kendilerinin rabbı olan Allah teâlânın izniyle inerler demektir. «وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَ» buyurulduğu üzere Melâikenin nüzulü Allahın emriyle olduğu ma’lûm iken bunu tasrihin fâidesi bu işin bilhassa ehemmiyyet ve azametine tenbihtir. مِنْ كُلِّ اَمْرٍ her emirden -bu «من» makabline de maba’dine ve müteallık olabilir. Evvelkine göre ecliyye olarak «تَنَزَّلُ» ye müteallık, ya’ni o gece infazına takdir, tealluk eden her emir için demektir deniliyor. Maamafih izne müteallık olması daha yakındır. Hep hayra müteallık veya dîne ve Dünyaya müteallık infaz olunacak her emirden iznile demek olur ki bu surette izni tasrihın asıl hikmeti bu ta’mim olduğu da anlaşılır. Zira bu gece ilerisi için hâkim her türlü mukadderatın ta’yin ve tefrikı gecesi olduğundan sair evkatta olduğu gibi sade bir emri mahsusa müteallık izn ile değil, her emirden izn ile inerler. «قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى» mucebince, ruh emri rabbanîden olduğu cihetle burada «مِنْ كُلِّ اَمْرٍ», ruhun Ruhı a’zam ve Melâikenin nüzulü de o Ruhı a’zamın nüzulü maiyyetinde olduğunu ma’nen bir beyan gibi de olur. «يُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِهٖ عَلٰى مَنْ يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهٖٓ» mazmunu olmak da melhuzdur. Ruhun Cibril ile tefsiri bu ma’naların hepsine salihtir. Ancak her emrin hayr-ü şerre de umumu ihtimaline karşı kadre mazher olacaklar hakkında şer ihtimalini def’ için buyuruluyor ki