İsrâ Sûresi 84. Âyet
Mekke · Cüz 15 · Sayfa 290
قُلۡ كُلࣱّ يَعۡمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَنۡ هُوَ أَهۡدَىٰ سَبِيلࣰا ٨٤
De ki: "Herkes bulunduğu hal ve niyetine göre iş yapar. Bu durumda kimin en doğru yolda olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قُلْ de ki كُلٌّ hepsi - iyman edenler de etmiyenler de يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِهٖ kendi şâkilesi üzere amel eder. - ŞÂKİLE kelimesi; tabiat, âdet, din, hulk, niyyet, seciyye ve cibillet, tarıkı müşâkil gibi muhtelif ve fakat mütekarib ma’nalarla tefsir edilmiş ise de en cem’ıyyetlisi sonuncusudur. Ya’ni herkes kendi hâl ve mizacına uygun olan yolda hareket eder. Ta’biri âharle hissiyyatı mahsusasına göre iş yapar. فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَبٖيلًا İmdi en doğru yola gideni rabbınız a’lemdir. - Ya’ni herkes kendi şâkilesine göre hareket ederek uyarına giden yol tutmakla doğru yol tutmuş olmaz. Bir din veya mezheb her hangi bir ferdin veya kavmin mizac ve hissiyyetine uygun gelmekle doğru oluvermez. Hak din, Allahın kitab ve Resuliyle bildirdiğidir. Binaenaleyh ne mutlu o kimselere ki şâkilesi hakka uygun ola. Şâkile, ruh mes’elesine temass etmek hasebile: ٨٥ وَيَسْئَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى وَمَآ اُوتٖيتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَلٖيلًا ٨٦ وَلَئِنْ شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِالَّذٖٓى اَوْحَيْنَآ اِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهٖ عَلَيْنَا وَكٖيلًا ٨٧ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَبٖيرًا ٨٨ قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَاْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَاْتُونَ بِمِثْلِهٖ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهٖيرًا
Meali Şerifi