AyetSûreler

İsrâ Sûresi 59. Âyet

Mekke · Cüz 15 · Sayfa 288

وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرۡسِلَ بِٱلۡأٓيَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلۡأَوَّلُونَۚ وَءَاتَيۡنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبۡصِرَةࣰ فَظَلَمُواْ بِهَاۚ وَمَا نُرۡسِلُ بِٱلۡأٓيَٰتِ إِلَّا تَخۡوِيفࣰا ۝٥٩

Bizi, âyetler (mucizeler) ve peygamber göndermekten alıkoyan şey, ancak öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semûd’a, açık bir mucize olarak o dişi deveyi vermiştik de ona zulmetmişlerdi (deveyi boğazlayarak kendilerine yazık etmişlerdi). Oysa biz, o mucizeleri ancak korkutmak için göndeririz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَمَا مَنَعَنَآ اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ O âyetlerle resul göndermekten bizi hiç bir şey menetmiş değil اِلَّآ اَنْ كَذَّبَ بِهَاالْاَوَّلُونَ ancak onları evvelkiler tezib ettiler - ve binaenaleyh kökünden mahv-ü tedmir edildiler.

Âyât, ya’ni kudreti ilâhiyyeye delâlet eden alâmetler üç kısımdır. Bir kısmı her şeye amdır. ففى كل شىء له آية تدل على انه واحد Her şeyde onun bir âyeti vardır ki vahid olduğuna delâlet eder. Ulemanın fikri bundadır. Bir kısmı ra’d, küsuf gibi mu’taddır. Cehelenin fikri de bundadır. Bir kısmı harikul’adedir. Ki Enbiyanın mu’cizâtı, evliyanın keramâtı bu kabildendir. Mu’cizeler miyanında ınadına taleb ve ısrar olunan bir kısım vardır ki bunlara «âyatı mukteraha» ta’bir olunur. Bunlar gösterildiği zaman tekzib edenler Kavmi Semûd gibi azâbi istiysal ile derhal ihlâk olunmuşlardır.

Buradaki «اَلْاٰيَاتِ» lâmi ahd ile işte bu kabilden âyâtı mukterahaya işarettir ki Kureyş müriklerinin ınadına olarak taleb eyledikleri âyât demektir. Netekim biraz sonra «وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعًا» ilh... diye tasrih olunacaktır.

وَمَانُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْوٖيفًا Halbuki biz bu âyetleri ancak tahvif için gönderiyoruz - ya’ni sana gönderdiğimiz âyetleri ya Muhammed! Azâb ve ihlâk için değil, Âhıret azâbından korkutmak için gönderiyoruz. Binaenaleyh onların ınadına istedikleri âyetlerin gönderilmemesi kudreti ilâhiyyeye karşı bir mani’ bulunduğundan dolayı değil, ümmeti Muhammed hakkında Kavmi Semûd gibi azâbı istiysal muradı ilâhî olmadığından dolayıdır.

Bu âyetin sebebi nüzulünde İbni Abbastan varid olan rivayete göre: Mekke ahalisi Safanın altın yapılmasını ve Mekke civarındaki dağların izale olunub kabili ziraat arazı yapılıvermesini istemişlerdi. Resulüllah bunu Allah tealâdan dileyince buyuruldu ki: istersen yaparım ve lâkin şu şart ile ki küfrederlerse evvelki kavimler gibi ihlâk ederim. Bunun üzerine Resulullah onu istemem yarabbi! teenni arzu ederim dedi ve binaenaleyh bu âyet nazil oldu. Bu rivayeti Ahmed, Neseî, Hâkim, Taberanî ve saire tahric etmişlerdir.

Buna karşı belki bunlar tekzib etmezlerdi gibi bir ihtimal hatıra gelmemek için buyuruluyor ki: