AyetSûreler

İnşikâk Sûresi 16. Âyet

Mekke · Cüz 30 · Sayfa 589

فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ ۝١٦

Şimdi, yemin ederim o şafağa

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَلَآ اُقْسِمُ ilh «فاء» geçen beyanat üzerine neticeyi tefri’ ve takrirdir. بِالشَّفَقِ – Şefak, akşam güneş battıktan sonra ufukta görünen kırmızılığın ismidir. Ki aslı tül gibi rikkat ve incelik ma’nasındandır. «شَىْءٌ شَفَقٌ» denilirki inceliğinden dolayı tuttunamayan şey demektir. Kalbin inceliği ma’nasına şefekat ve korku ma’nasına, işfak da hep rikkat ma’nasındandır. Lisanımızda şefak, fecr, ya’ni sabahın tanı ma’nasına da şayi’ olmuş ise de bu âmıyâne bir ta’birdir. Arabcada ve ıstılâhı şeri’de ve hey’etçiler ıstılâhında şefak, fecre mukabil olarak gurubdan sonraki kırmızılıktırki akşam namazı vaktidir. İmamı a’zam Ebu hanîfe Hazretleri kırmızılıktan sonraki beyazlık olduğuna kail olmuşturki Ebu Hüreyre ve Ömer ibni Abdillaziz hazeratının da kavlidir. İmamı a’zamın cümhur kavline rucu’u da merviydir. Tafsîli Hidaye etrafındadır. O beyazlığın zevâliyle bilittifak yatsı namazı girmiş olur. Burada murad Dünya hayat ile mesrur olanlara karşı hergün bir akşama müncer olarak tehavvül etmekte bulunan âlemin inkılâbatındaki menazırın ıhtilâfını duyurmak olduğu için evvelâ akşamın kırmızı şefakına, sâniyen