AyetSûreler

Hicr Sûresi 17. Âyet

Mekke · Cüz 14 · Sayfa 263

وَحَفِظۡنَٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمٍ ۝١٧

Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَجٖيمٍ ve onu her Şeytani racimden mahfuz kıldık. - RACİM, recimden feıldir ki bi ma’nâ fâil de olur bima’na mef’ul de. Recm, aslı lügatte taşlamak demektir. Sonra katil ma’nasına gelir ki teşbihendir, kazif gibi sebb-ü şetim, harfendazlık ma’nasına gelir. Çünkü çirkin söz atmaktır. «لََارْجُمَنَّكَ» gibi mücerred zannile söyleyivermek ma’nasına gelir ki lisanımızda da atma ta’bir olunur. «رَجْمًا بِالْغَيْبِ» gayb taşlama ta’biri de bundandır. Atılan, «مَا بِهِ الرَّمْىُ» olan her şeye isim de olur. Netekim «وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاطِينِ» de mermî ma’nasınadır. Nihayet recm, tard ve la’net ma’nasına gelir, çünkü tard olunan taşlanır ve «اَلشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ» bu ma’nalardan her birile de tefsir olunmuştur. Şeytan râcimdir, atar, ındî hukümler verir. Gayb taşlar, yalan söyler, iftira eder. Zikr olunan müstehzîler gibi sebb-ü şetm eyler, fursat bulursa bigayri hakkın katl eder. Mercumdur, ileride tansıs olunacağı üzere matrud ve mel’undur. Burada «كُلِّ شَيْطَانٍ رَجٖيمٍ» de «كل» ün istigrakı «racîm» in bütü muhtemalâtına ve Cinn-ü İns Şeytanlarının hiç bir haric kalmamak üzere hepsine istigrak tarikıyle ya’ni her birine birer şumul ifade eder. Ve recîm vasfı kaydi ihtirazî olmayıp Şeytanın bir sıfatı muzıhası olduğundan bu vasıf, «كُلِّ شَيْطَانٍ» den hiç birini haric bırakmaz, ya’ni her Şeytan her ma’nasıle recîmdir. Recîm olmıyan hiç bir Şeytan yoktur. Hulâsa «كل» sûr karinesiyle bu ma’nâlardan her birinin alel’infirad ve bilmünavebe ifadesi maksud olduğu anlaşılır. Kur’ana ve Resulüllaha dil uzatmak istiyen ve İns Şeytanlarından bulunan salifüzzikir kâfirler bu recmin mâsîkalehi olduğu cihetle bihasebil ma’nâ bu ta’mim daha vazıhtır. Maamafih Şeytanın bir hassai lâzime ve şamilesi olan racîm vasfının en mütebadir ve ma’ruf mefhumu mercum, ya’ni matrud ve mel’un ma’nâsı, tam sıfatı kâşife olduğu cihetle diğer ma’nâlarda mugnî de olabilir. Binaenaleyh hasıle meal şu olur:

Biz Semayı nazırîn için tezyin etmekle beraber her Şeytanı leıynden mahfuz da kıldık. Gerek Cinn ve gerek İnsten hiç bir Şeytan Semaya çıkamaz, ahvaline vakıf olamaz. Yerdeki gibi orada şeytanet yapamaz. Nazırîne küşade olan o güzel Semâ, gözleri şeytanette olan gizli aşikâr bütün Şeytanlara kapalıdır ve hepsi mercum ve matruddurlar. Bundan dolayıdır ki o kâfirler de Semâya baksalar da urûce imkân bulamazlar, yükselemezler. Ve bil’ farz kendilerine Semâdan bir kapı açılsa da açıktan açığa urûc edecek olsalar gözlerine inanmazlar da gözlerimiz döndü veya sihre tutulduk derler.