Furkân Sûresi 47. Âyet
Mekke · Cüz 19 · Sayfa 364
وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيۡلَ لِبَاسࣰا وَٱلنَّوۡمَ سُبَاتࣰا وَجَعَلَ ٱلنَّهَارَ نُشُورࣰا ٤٧
Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü yayılıp çalışma (zamanı) yapan O’dur
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَهُوَ الَّذٖى جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِبَاسًا Hem o rabbındır ki size geceyi bir libas yaptı - bu uzatılan gölgeden birisi: Arzın gölgesi olan geceyi bedeni örten elbise gibi üzerinize bir örtü yaptı, Güneşin iz’acı delâletinden, ağyarın didei siayetinden saklar, istirahatiniz esbabından birini teşkil eder. وَالنَّوْمَ سُبَاتًا uykuyu bir sübat -
SÜBAT, kesmek, ta’tıl etmek ma’nâsından me’huz olarak rahat ve ölüm ma’nâlarına gelir, netekim istirahat
gününe yevmi Sebt denilmiştir. Illeti dinip istirahat eden hastaya mesbut denildiği gibi ölüye de hayatı kesildiği için mesbut denir. Ebû müslim, rahat ile tefsir etmiş, sahib Keşşaf da mevt ma’nâsına olmasını tercih eylemiştir. Çünkü mukabilinde nüşur geliyor. وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا gündüzü de bir nüşur kıldı - ya’ni gecenin kabzolunduğu gündüzü de yeniden bir hayata kalkış, bir ba’s ba’delmevt kıldı. Balâdaki «وَلَا حَيٰوةً وَلَا نُشُورًا» bak. Geceleyin rahat döşeğine yatıp ta’tıli faaliyyet ederek «وَهُوَ الَّذٖى يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ» medlûlünce ölmüş bulunanlar, sabahleyin o gölge kabz olunurken uyanıp hareket ve intişara başlar, yeni bir hayata atılırlar. Bu nüşuru ummayanlar o hayatı arzu etmiyenlerdir.