AyetSûreler

Fâtır Sûresi 12. Âyet

Mekke · Cüz 22 · Sayfa 436

وَمَا يَسۡتَوِي ٱلۡبَحۡرَانِ هَٰذَا عَذۡبࣱ فُرَاتࣱ سَآئِغࣱ شَرَابُهُۥ وَهَٰذَا مِلۡحٌ أُجَاجࣱۖ وَمِن كُلࣲّ تَأۡكُلُونَ لَحۡمࣰا طَرِيࣰّا وَتَسۡتَخۡرِجُونَ حِلۡيَةࣰ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ۝١٢

Hem iki deniz eşit olmuyor. Şu tatlı, hararet keser, içerken (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, yakar kavurur. Bununla beraber her birinden taze bir et yersiniz ve bir ziynet çıkarır, giyinirsiniz. Allah’ın lütfundan nasib arayasınız diye suyu yara yara giden gemileri de görürsün. Gerek ki şükredeceksiniz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَمَا يَسْتَوِى الْبَحْرَانِ bu da tabiatin hâkim olmadığını isbat eder. - Burada mü’min ile kâfirin veya dâri islâm ile dâri küfrün de temsil tarikıle farkına bir işaret vardır. Biri tatlı biri acıdır. لَحْمًا طَرِيًّا taze et -evet, acı denizde tatlı balık oluyor, acı sularda da. Demek ki muhîtin tabiati fevkında hâlikın te’siri böyle de görülüp duruyor وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا giyineceğiniz bir hılye, bir ziynet de çıkarıyorsunuz - inci mercan gibi takılan ziynetler. Lâkin bunların tatlı sulardan çıkarıldığı ma’lûm olmadığına göre «من كل» kaydine raptı, cayi nazar olmuştur.