AyetSûreler

Enfâl Sûresi 24. Âyet

Medine · Cüz 9 · Sayfa 179

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَجِيبُواْ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمۡ لِمَا يُحۡيِيكُمۡۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَقَلۡبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ۝٢٤

Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah’a ve Resul’e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O’nun huzurunda toplanacaksınız

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اسْتَجٖيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيٖيكُمْ Allaha ve Resulüne sizi ihya edecek bir şey’e çağırdığı vakıt istekle icabet edin -şayanı dikkattir ki da’vet fı’li hem Allaha hem Resulüne isnad ile «دَعَوَاكُمْ» diye tesnifelenmemiş «دَعَاكُمْ» diye müfred getirilmiş ve Resule isnad olunmuştur. Zira da’vet birdir. Allahın da’veti Resulünden zâhir olacak ve Resulün da’veti Allahın da’vetinden başka bir şey olmıyacaktır. «لِمَا يُحْيِيكُمْ» sizi ihya edecek, hayatınıza sebeb olacak, cemadat ve behaim halinden çıkarıb insanlığın namzed olduğu muhtar, mes’ud, ebedî hayata hürriyyetinizle yükseltecek bir ılim veya amel demektir ki Peygamber buna da’vet için ba’sedilmiş ve insanlara kulak, dil ve akıl-ü irâde bunun için verilmiştir. Peygamber Allahın vereceği öyle bir hayat esbabına da’vet edeceği cihetle da’vat ettiği ve kulağınıza böyle bir da’vet iriştiği vakıt hemen istekle icâbet ediniz وَاعْلَمُوٓا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهٖ ve biliniz ki Allah muhakkak kişi ile kalbinin arasına hail olur.- Ona kalbinden, kalbine ondan daha yakın, daha hâkimdir. Ondakini gönlünden, gönlündekini ondan daha iyi bilir ve daha yakından zabt-u temellük eder. Kudreti o kadar nâfizdir ki yalnız kişi ile agyarı arasını değil onunla, kalbi arasını gerer, şâir «انا» ile meş’ur «انا» yi birbirinden ayırır. İnsanı bir anda gönlündeki emellerinden mahrum ediverir. Azimlerini bozuverir niyyetlerini tahvil ediverir, kanaatlerini, zevklarını değiştiriverir, onunla kalbinin arasını öyle ayırır, öyle açar ki birbirinin zıddı kesilir, insanın kendini kendine hasm eder, kişi ile kalbinin arasına öyle girer ki aklını elinden alıverir, bütün şuurunu selbediverir. Kendi kendini duymaz ediverir, nihayet canını alır öldürüverir. Bunun için Allah sizinle kalbiniz arasına perde çektiği ve ölüme da’vet ettiği vakıt icâbet etmemeğe ve cebrine mukavemet eylemeğe imkân bulamazsınız ve bir lâhza sonra başınıza ne geleceğini bilemezsiniz. O halde kalbinizle aranız açılmadan canınınz elinizden alınmadan, fursat elinizde iken Allahın Resulün sizi ıhya edecek, hayatı ebediyyeye yükseltecek ılim veya amel her hangi bir şeye da’vet ettiği zaman ihmal etmeyib istekle icâbet ediniz وَ şunu da biliniz ki اَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ her halde en mühim mes’ele: siz her halde ona haşrolunacaksınız. -Başkasına değil yalnız Allaha toplanacaksınız da amellerinizin mertebesine göre cezasını çekeceksiniz. Binaenaleyh «kalbimizden, canımızdan ayrılırsan ne olur?» Demeyiniz de itaat ve icâbet etmemekten sakınınız.