Enfâl Sûresi 23. Âyet
Medine · Cüz 9 · Sayfa 179
وَلَوۡ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمۡ خَيۡرࣰا لَّأَسۡمَعَهُمۡۖ وَلَوۡ أَسۡمَعَهُمۡ لَتَوَلَّواْ وَّهُم مُّعۡرِضُونَ ٢٣
Allah onlarda hayır görseydi onlara işittirirdi, işittirseydi yine de aldırmaz arka dönerlerdi
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ فٖيهِمْ خَيْرًا Evet, Allah bunlarda bir hayır bilse idi -ya’ni bunlarda hayır cinsinden ednâ bir şey bulunacağı ve hayır cümlesinden olmak üzere kuvvelerini teharriyi hakka sarf ve ayatı haktan intifa’ edecekleri ılmi ilâhîde sabit ve binaenaleyh nefsel’emirde mukadder olsa idi لََاسْمَعَهُمْ elbette Allah onlara işittirirdif ehm-ü tedebbürle dinler, Resulün hakkıyyetine vakıf olurlar ve iyman-ü itaat ederlerdi, lâkin böyle olmadı, işitmediler, demek ki işittirmedi ve o halde demek ki nefsel’emirde bunlarda hiç bir hayır yoktur. وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ ve böyle iken bunlara işittirmiş olsa idi لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ mutlak dönecekler, yüz çevirib gideceklerdi. -Duyub anladıklarından asla intifa’ etmiyecek, hak duygusundan, ya’ni kalben tasdika mecbur olduktan sonra icrasına yanaşmıyacak, irtidad edecek ve hiç duşmamıştan daha fena olacaklardı ve artık burada i’raz ettirmese de cebren yaptırsa ne olur? Denemez, çünkü mevzuı mes’ele cemadâtınki gibi ef’ali ıztırariyyeden değil semi’ ve nutuk ve akıldan intifa’ ve emir ve kelime ile yapılması matlûb olan ef’ali cüziyyeti hayatiyyedir. Ve buna karşı öyle bir sual, tenakuz olur.
Velhasıl böyle cebirden başka bir şey dinlemiyen şirrirler gibi olmayın da: ٢٤ يَآ اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اسْتَجٖيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيٖيكُمْ وَاعْلَمُوٓا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهٖ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ٢٥ وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَاتُصٖيبَنَّ الَّذٖينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَآصَّةً وَاعْلَمُوٓا اَنَّ اللّٰهَ شَدٖيدُ الْعِقَابِ ٢٦ وَاذْكُرُوٓا اِذْ اَنْتُمْ قَلٖيلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِى الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِهٖ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Meali Şerifi