AyetSûreler

En'âm Sûresi 90. Âyet

Mekke · Cüz 7 · Sayfa 138

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُۖ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقۡتَدِهۡۗ قُل لَّآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ أَجۡرًاۖ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡعَٰلَمِينَ ۝٩٠

Bunlar, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir öğüttür

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اُولٰٓئِكَ الَّذٖينَ هَدَى اللّٰهُ işte ya Muhammed! bu zikrolunan ve ıstıfa edilib kendilerine kitab ve hukm-ü Nübüvvet verilerek âlemîne tafdıl edilmiş bulunan muhsinîn ve salihîndir ki Allah kendilerini «اُولٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ» medlûlünce hidayete irdirmiştir. Binaeanelyh فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْ sen ancak onların hüdalarına ıktidâ eyle: mazıden nümunei imtisal olmak üzere bunların hey’eti mec’muasının tuttukları tevhidi iyman ve iykan, istikamet, salâh, fazılet ve ihsan, kitab, hikmet, nübüvvet, hasılı hidayet yolunu tut, başkalarına bakma. -Bu «اِقْتَدِهْ» emrindeki «ها» zamir değil «ha»i sekittir. Ya’ni hâleti vakıfta «د» ın harekesini muhafaza eden mücerred bir harftir. Bunun için sâkin okunur. Ve Hamze, Kisaî, Ya’kub Halefi Âşir kıraetlerinde hâleti vasılda hazfedilir okunmaz. Ancak İbni Âmir kıretinde «hüdâ»ya raci’ zamirdir. Hâleti vasılda kesr ile veya medd ile okunur.

Ve işte kıssai İbrâhimi tezkirin hikmet-ü gayesi budur. Bunlara ıktida edib yüzünü ancak Allaha tut ve hiç bir şeyden korkmıyarak ve başkasından hiç bir şey beklemiyerek tebliği ahkâm et. Onlar gibi sen de قُلْ لَآ اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَمٖينَ de ki ben bu iy, bu tebliğ üzerine sizden bir ücret, bir ıvaz istemem, o Kur’an başka bir şey değil, bütün zevil’ukul âlemlerine tarafı ilâhîden bir tezkir ve iykazdır.- Bu bir ferde, bir sınıfa veya bir kavme mahsus değildir. Allah için umuma muhtaç ve mükellef bulundukları şeyleri ıhtardır, bir rahmeti âmmedir. O kâfirler ise: ٩١ وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِهٖٓ اِذْ قَالُوا مَآ اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَىْءٍ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذٖى جَآءَ بِهٖ مُوسٰى نُورًا وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطٖيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثٖيرًا وَعُلِّمْتُمْ مَالَمْ تَعْلَمُوٓا اَنْتُمْ وَلَآ اٰبَآؤُكُمْ قُلِ اللّٰهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فٖى خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ ٩٢ وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذٖى بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَالَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِهٖ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ ٩٣ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ قَالَ اُوحِىَ اِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَآ اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ فٖى غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا اَيْدٖيهِمْ اَخْرِجُوٓا اَنْفُسَكُمْ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِهٖ تَسْتَكْبِرُونَ ٩٤ وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَآءَ ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَآءَكُمُ الَّذٖينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ فٖيكُمْ شُرَكٰٓؤُا لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ

Meali Şerifi