AyetSûreler

En'âm Sûresi 76. Âyet

Mekke · Cüz 7 · Sayfa 137

فَلَمَّا جَنَّ عَلَيۡهِ ٱلَّيۡلُ رَءَا كَوۡكَبࣰاۖ قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلۡأٓفِلِينَ ۝٧٦

Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü: "Rabb’im budur" dedi. Yıldız batınca da: " Ben batanları sevmem" dedi

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ vakta ki gece zulmetiyle başına çöküp ortalığı örttü, o zaman رَاٰ كَوْكَبًا bir kevkeb: Seyyarattan bir yıldız görerek قَالَ هٰذَا رَبّٖى bu benim rabbım ha!.. dedi -Evvelâ bir yıldızın bir insanı terbiye edebileceğini istib’ad ederek etrafındakilere bir ta’rız yaptı فَلَمّآَ اَفَلَ çok sürmeden o kevakib üful edib batınca قَالَ لَآ اُحِبُّ الْاٰفِلٖينَ ben batanları sevm em dedi.- Bununla evvelâ rübubiyyet ve ubudiyyette mahabbetin üssül’esas olduğunu, fakat taharrük ve üfulün tesir delîli değil mahlûkıyyet, teessür, mahkûmiyyet, hudûs ve fena delili olduğunu ve binaenaleyh afilin rabb olamıyacağını ve afile mahabbet etmek sonu boşa çıkacak bir dalâl olduğunu ve rabbın bunda müessir ve bunu muharrik olan ve zevalden münezzeh bulunan bir kudreti halika olması lâzım geldiğini anlattığı gibi bilhassa üfullerinden dolayı asıllarının kâfi olmadığını teslim ettikleri halde o afillerin masnu’ timsallerine i’tibar etmek ne büyük tenakuzdur.

Bunu müteakıb