AyetSûreler

En'âm Sûresi 115. Âyet

Mekke · Cüz 8 · Sayfa 142

وَتَمَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدۡقࣰا وَعَدۡلࣰاۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ۝١١٥

Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا Ve senin rabbının kelimesi: Kelâmı sıddıkça da tam, adaletce de tam son derece tamdır. -Ya’ni Kur’an ıhbarî inşaî iki ciheti cami’ bir kelâmullahtır ki birinde matlûp olan sıdık, birinde matlûp olan da adalettir. Kur’an haberleri ve mevaidi cihetiyle temamen sadıktır, ayni hakikattır, yalandan, şüpheden müberradır. Teşriat ve ahkâmı cihetiyle de temamen adalettir, ayni hakkaniyyettir, zulümden, i’vicacdan münezzehtir. لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهٖ Rabbının kelimatını değiştirebilecek, ona karşı hakimlik, mümeyyizlik, musahhihlik edecek hiç bir şey, hiç bir kimse yoktur. Ne kimse onun kelimatını kaldırıp yerine daha doğru ve daha adaletlisini koyabilir, ne de mislini. Söz onun sözü, kanun onun kanunu, kitâb onun kitâbı, huküm onun hukmüdür. Binaenaleyh Allahtan başka hakem talebi nasıl tasavvur ve tecviz olunabilir? ki وَهُوَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُ o daima hem semî’ hem alîmdir de. Hafi celi her sözü işittiği, her şeyi bildiği gibi müddeilerin de da’valarını işidir, niyyetlerini ve maksadlarını bilir. Ve bütün muhakeme olunacakların zahirlerini bildikten başka batınlarını da bilir. Öyle muhakeme eder ve öyle huküm verir. Artık kim onun hukmünü nakz edebilir? Ve kim onun hukmünden kurtulabilir? Allâhın hukmü böyle. Diğerlerine gelince: