Cin Sûresi 23. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 573
إِلَّا بَلَٰغࣰا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَٰلَٰتِهِۦۚ وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ٢٣
Benim yapabileceğim, sadece Allah’tan size duyuru yapmak ve O’nun elçilik görevlerini yerine getirmektir." Artık kim Allah’a ve onun elçisine baş kaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِهٖ – bu istisnâ yukarıki «لَآ اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَارَشَدًا» dan istisnâdır. «رِسَالَاتِهٖ» de ya mecrur olarak karîbi olan lâfzai celâleye yâhud da kesre ile mansub olarak «بَلَاغًا» üzerine ma’tuftur. Size ne zarar, ne rüşd hiç bir şey’e malik değilim, ancak Allahdan tebliğ ve risalâtı müstesnâ, yâhud Allahdan ve risaletlerinden bir tebliğ yapmak işi müstesnâ. Ona malikim, Allahın Resulüyüm, onun emrini tebliğ vazîfemdir onu yaparım. Gerek zararınıza âid olsun gerek menfeatinize âid olsun Allah emredince size tebliğ ederim. Onun icrası ise ona âiddir. «مَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ» dır. İşte Peygamberden beklenecek olan budur. Elbette Allahdan kullarına Resul ve elçi olan zat «وَصَلِّ عَلَيْهِمْ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْ» emri mucebince kulları tarafından Allaha risalet ile duâ ve niyaza dahi tevessül ve tevessut eder. Hattâ her mü’min, mü’min için duâ eder ve etmekle mükelleftir. Mü’minlerin biribirinden duâ talebi menhiy olmadığı gibi Peygamberden hasberrisale talebleri de menhiy olmaz, sebebi itmi’nan ve sekînet olur. Şübhe yok ki bu istisnâ Peygambere çok büyük bir şan ve salâhıyyet vermiştir. O Allahın kulu böyle bir Resuldür. O gerçi kendiliğinden bir şey’e mâlik değildir. Fakat onu gönderen rabbı her şey’e mâliktir. Resulüne adavet eden rabbına adavet etmiş, mahabbet ve itaat eden de yine rabbına mahabbet-ü itaat etmiş olur. Bundan dolayı Resule ısyan Allaha ısyan demek olduğu sarahaten anlatılmak ve âsîlere inzar şihabları fırlatılmak üzere şöyle tebliğ olunuyor ki وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدٖينَ فٖيهَآ اَبَدًا – * burada «اَبَدًا» kaydi ısyanın şirk ve küfr ile ısyan demek olduğunu anlatır