AyetSûreler

Burûc Sûresi 11. Âyet

Mekke · Cüz 30 · Sayfa 590

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّـٰتࣱ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ ۝١١

İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِنَّ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَبٖيرُ dir. - fevzi kebîr, büyük kurtuluş, büyük Muraddır. Razî der ki: Ashabı uhdûd kıssası ve bâhusus bu âyet şuna delâlet eder: azîm ihlâk ile küfre ikrah olunan mükrehe evlâ olan korkutulduğu şey’e karşı sabr etmektir. Ve o halde «اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْاٖيمَانِ» diye kelimei küfrü ızhar, ruhsat gibidir. Kezzab müseylime Hazreti Peygamberin ashabından iki zatı tutmuştu, birine benim Allahın Resulü olduğuma şehadet eder misin? Dedi, evet dedi, bunu bıraktı, diğerine de öyle söyledi, o hayır sen kezzabsın dedi, bunu katl etti, aleyhissalâtü vesselâm da buyurdu ki: Bırakılan ruhsatı aldı, onun için «لَا تَبْعَةَ عَلَيْهِ» beis yok, katl olunan ise fadlı aldı «فَهَنِيئًا لَهُ» işte ona mübarek olsun. Sûrei Kehifte «اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ اَوْ يُعٖيدُوكُمْ فٖى مِلَّتِهِمْ وَلَنْ تُفْلِحُوٓا اِذًا اَبَدًا» bak. Bu va’d-ü vaîdi daha ziyade te’yid ve takviye için buyuruluyor ki: