AyetSûreler

Bakara Sûresi 58. Âyet

Medine · Cüz 1 · Sayfa 9

وَإِذۡ قُلۡنَا ٱدۡخُلُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ فَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ رَغَدࣰا وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدࣰا وَقُولُواْ حِطَّةࣱ نَّغۡفِرۡ لَكُمۡ خَطَٰيَٰكُمۡۚ وَسَنَزِيدُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ۝٥٨

Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاِذْ قُلْنَا ve hani demiştim ki ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ şu beldeye -Beydi makdis mevziıne yahut Erîha beldesineg iriniz فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا de onun neresinde isterseniz yahut dilediğiniz veçhile bol bol yeyiniz وَادْخُلُوا الْبَابَ ve girerken kapısından giriniz hem de سُجَّدًا başlarınızı eğerek, secdei şükrana kapanarak giriniz -kibir ile çalımla, azgınlık, serkeşlik yaparak girmeyiniz وَقُولُوا حِطَّةٌ ve orada «hıtta» deyiniz نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ ki size bu şeraıt altında hatı’elerinizi mağfiret ediverelim, yani veballerinizi rahmetimizle örtelim وَسَنَزٖيدُ الْمُحْسِنٖينَ şunu da haber verelim ki muhsinlere -iyilik güzellik yapan, güzel hareket edenlered aha fazlasını ihsan edeceğiz.

Tefsiri Asamde «hıtta» Arabî olmayıp aynen söylenmesi matlûp bir kelimedir denilmiş, diğer müfessirîn ise bunun Arapça «حط» masdarının binai nev’i olduğunu söylemişlerdir.

HAT, bir şey’i aşağıya almak ve arkadan yük indirmek demek olduğundan «hıtta» bir nevi indiriş demek

olur ki bir tarzı mahsusta yükü yıkmak, veya boyunlardaki vebali indirmek karar veya duasını ifade eder ve umumı mecaz suretile cem’i de mümkindir. Yani nüzul kararını veriniz ve günahlarınıza istıgfar ediniz demek olur. Ve bütün Aşere kıraetlerinde «hıtta» merfu okunur. Binaenaleyh müfret değil mahzuf bir mübtedanın haberi olarak (işimiz hıttadır) takdirinde bir cümledir. Meselâ lisanımızda bir i’lân veya kumanda sırasında «kunak!», «yemek!», «uyku!», «hareket!», veya istirham sırasında «lutuf!», «inayet!», «afiv!» gibi müfret kelimeler de böyle bir cümle takdirindedirler. İncil ve kütübi salifede «hıtta» kelimesi Ramazan ayının ismi olarak zikredildiğini Kamus mütercimi Asım Efendi zikretmiştir. Fakat bu ayette bu suretle bir tefsir veya te’vil vaki olmamıştır.

TENBİH: «فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا» emri, Adem ile zevcesinin Cennette iskân edildikleri zaman aldıkları emri andırmaktadır. Ve nitekim diğer bir ayette «اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ» buyurulacaktır. Zaten «وَاُتُوا بِهٖ مُتَشَابِهًا» buyurulmamış mı idi?