AyetSûreler

Bakara Sûresi 225. Âyet

Medine · Cüz 2 · Sayfa 36

لَّا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا كَسَبَتۡ قُلُوبُكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمࣱ ۝٢٢٥

Allah, sizi yeminlerinizde bilmeyerek ettiğiniz lağıv (herhangi bir kasıt olmadan, kanaate göre yanlış yere yapılan yemin)dan sorumlu tutmaz. Fakat kalbinizin kazandığı yalan yere yapılan yeminden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayıcıdır, çok halimdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

لَايُؤٰاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ فٖٓى اَيْمَانِكُمْ yeminleriniz içindeki lâğıv kısmiyle Allah sizi muahaze etmez.- LÂĞİV; derecei itibardan sakıt olan kelâm demektir, yemini lâğiv da bir akd-ü kasıd bulunmıyan yemindir. Bu da bir şey’e kanaatına göre yemin etmek ve sonra hılâfına olduğu anlaşılmaktır ki bunda kizib kasdı yoktur. Fakat imamı Şafi’î yemini lâğvi lisanda «hayır vallahi, evet vallahi» gibi mücerred te’kid için söylenip half manası hatıra gelmiyen elfazı yemine hamletmiş ve bunda keffaret lâzım gelmiyeceğine kail olmuştur. Lâkin bu âyetteki mu’ahazeden murad, muahazei Uhreviye olup mü’ahazei Dünyeviye olan keffaret demek olmadığı zahirdir, o cihhet surei «en’am» da gelecektir. Demek olur ki Allah kezib kasdı bulunmıyarak ve doğru zannedilerek yapılıb da hılafı hakikat zuhur eden boşuna yeminlerle mu’ahaze etmez. وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ ve lâkin kalblerinizin kesbiyle, yalan kasdiyle, bile bile yalan olarak yapılan yeminlerle mu’aheze eder.» Buna «yemini gamus» denilir ki keffareti yoktur, bunun günahından keffaret ile dahi kurtulunmaz وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَلٖيمٌ halbuki Allahın mağfireti çok, hılmi çoktur ve lâğiv yeminlerle haddizatında günah olmadıkları için değil gufran-ü himinin çokluğundan dolayı mu’ahaze etmez. Fakat Allah böyle gafurü halîm olduğu halde kalblerin kesbile kasden yapılan yalan yere yeminlerle muahaze eder. Eksamı yeminden bir de «yemini mün’akide» vardır ki bununla istikbalde bir şey yapmağa veya yapmamağa azmedilir ve bu suretle talikî bir akıd yapılır «filan şeyi yaparsam şöyle olsun, şunu vallahi yapacağım yahud vallahi yapmıyacağım» tarzında yapılan yeminler yemini mün’akidedirler. Bu kabilden olmak üzere: