A'râf Sûresi 2. Âyet
Mekke · Cüz 8 · Sayfa 151
كِتَٰبٌ أُنزِلَ إِلَيۡكَ فَلَا يَكُن فِي صَدۡرِكَ حَرَجࣱ مِّنۡهُ لِتُنذِرَ بِهِۦ وَذِكۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِينَ ٢
(Bu,) sana indirilen bir Kitab’tır. Onunla (insanları) uyarman ve inananlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ bir kitâbdır ki sana indirildi فَلَا يَكُنْ فٖى صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ Binaenaleyh göğüsünde bundan bir darlık olmasın. -Ya’ni Bunun Allahdan münzel olduğunda şekkin olmadığı gibi sana teklif ettiği vazıfenin fevkalâde ehemmiyyet ve müşkilâtından dolayı da sıkılma.- Bu sana indirildi ki لِتُنْذِرَ بِهٖ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِنٖينَ bununla inzar edesin, mü’minlere de ıhtar. -Ya’ni bu kitabın mazmunu mü’minlere münhasır zannedilmemelidir. Buna muhatab olacak olanlar ikiden hâli değildirler: Mü’min, gayri mü’min. İnanmıyanlar kâfirler için bu kitâbı mubarek, bir inzardır. Mahza onların korkunç akıbetlerini beyan ve ıhb ardır. Onlar bunlara inanmıyacaklar ve inanmadıkları için sakınmıyacaklar. Binaenaleyh Kur’anda kendileri için acı şeylerden, azâb ve ukubetten başka bir şey duymıyacaklardır. Fakat onlar inanmadığı için hakıkat değişmiş olmıyacak, haberi sadık yerini bulacaktır. Bunun için Kur’andan istifade edemiyecek kimseler bir çok bulunabilir, lâkin Kur’anın hukmünden hâriç kalabilecek hiç kimse tasavvur edilemez. Şu kadar ki bu huküm lehine olmaz da aleyhine olur. Meselâ kâfir «اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِرٖينَ» hukmüne inanmamakla bundan kurtulacak değildir. Bunun gibi Kur’anı arkalarına atanlar, dinlemek, amel etmek istemiyenler böyle yapmakla Kur’anın hukmünden kendilerini kurtarmak şöyle dursun bil’âkis temamen onun hukmi inzarına atılmış olurlar. Mü’minlere gelince: Kur’an onlar hakkında bir müzekkirdir. İyman ettikleri ve fakat tafsılâtından zühul eyledikleri şeyleri kendilerine tezkir eder. Akıllarına getirir, mü’minler Kur’anı daimî bir muhtıra, bir rehber olmak üzere ellerinde ve gönüllerinde tutmalı, her hangi bir hususta bir iş yapacakları zaman onun sarahat veya delâletine müracaatle inzar ve irşadına, müsaadesine ve ademi müsaadesine göre hareket etmelidirler. Bu ıhtar-u tezkir şöyle ki: Ey Muhammed ümmeti!