AyetSûreler

A'râf Sûresi 17. Âyet

Mekke · Cüz 8 · Sayfa 152

ثُمَّ لَأٓتِيَنَّهُم مِّنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيهِمۡ وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ وَعَنۡ أَيۡمَٰنِهِمۡ وَعَن شَمَآئِلِهِمۡۖ وَلَا تَجِدُ أَكۡثَرَهُمۡ شَٰكِرِينَ ۝١٧

Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

ثُمَّ لَٰاتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْدٖيهِمْ sonra da behemehal önlerinden وَمِنْ خَلْفِهِمْ ve arkalarından, وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ sağlarından وَعَنْ شَمَآئِلِهِمْ ve sollarından onlara varacağım;- dört cihetten ya’ni bir düşmanın hücum edebileceği her taraflarından saldıracağım: Doğru yoldan çevirib sapıtmak, şaşırıb soymak için ne yapabilirsem yapacağım. وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِرٖينَ Sen de ekserîsini şakir, mutı’ bulmıyacaksın. -İblis, bu son fıkrayı «وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْلٖيسُ ظَنَّهُ» âyetinin delâletine göre zannen söylemiştir. Çünkü nev’i beşerden şerr için müteaddid, hayır için bir mebde’ görmüştür. Bâ’zı müfessirînin nakline göre de bunu Melâikeden eşidib söylemiştir. Onun bu azmi şekavetine karşı: