AyetSûreler

A'râf Sûresi 169. Âyet

Mekke · Cüz 9 · Sayfa 172

فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفࣱ وَرِثُواْ ٱلۡكِتَٰبَ يَأۡخُذُونَ عَرَضَ هَٰذَا ٱلۡأَدۡنَىٰ وَيَقُولُونَ سَيُغۡفَرُ لَنَا وَإِن يَأۡتِهِمۡ عَرَضࣱ مِّثۡلُهُۥ يَأۡخُذُوهُۚ أَلَمۡ يُؤۡخَذۡ عَلَيۡهِم مِّيثَٰقُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن لَّا يَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّ وَدَرَسُواْ مَا فِيهِۗ وَٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ ۝١٦٩

Derken kitabı (Tevrat’ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerini aldı. Bize nasıl olsa mağfiret edilecek diyerek, şu alçak dünya malını alıyorlar, yine onun gibi bir mal ve rüşvet gelse onu da alırlar. Allah’a karşı haktan başka bir şey söylemeyeceklerine dair kendilerinden o kitabın hükmü üzere misak alınmamış mıydı? Ve onun içindekileri okuyup öğrenmemişler miydi? Oysa ahiret yurdu Allah’tan korkanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ Sonra bunlara arkalarından bir takım bozuk, mütereddi kimseler halef oldular وَرِثُوا الْكِتَابَ kitâba varis olmuşlardı -Tevrat seleflerinden bunların ellerine intikal etmiş, okumasını yazmasını öğrenmişler, neşr-ü ta’lim, ifta ve huküm mevkı’lerine geçmişler ve lâkin kendilerini kitaba sahib olmuyor, ahkâmına temessük etmiyorlar, diledikleri gibi kullanıyorlar. Bakınız ne yapıyorlar يَاْخُذُونَ عَرَضَ هٰذَا الْاَدْنٰى şu ednânın arazını alıyorlar.- Şu alçak veya en yakın âlemin geçici, fâni metaını alıb hakkı değiştiriyorlar da وَيَقُولُونَ سَيُغْفَرُ لَنَا bir de ileride bize meğfiret olunacak diyorlar. -Mağfiret olunacaklarına hukmediyorlar, kendi kendilerine günâh bağışlayorlar. وَاِنْ يَاْتِهِمْ عَرَضٌ مِثْلُهُ يَاْخُذُوهُ ve böyle derken şayed kendilerine ona mümasil diğer bir araz gelir. Bir rişvet daha arzolunursa yine alıyorlar, tevbe etmiyorlar, tevbe etmedikleri halde mağfirete hukmediyorlar da bu suretle varidatı habise ve Dünya malı için kitâb ile oynuyor, hakkı ketm-ü tahrif ediyor her haltı yapıyorlar اَلَمْ يُؤْخَذْ عَلَيْهِمْ مٖيثَاقُ الْكِتَابِ اَنْ لَا يَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ vaktile kendilerinden Allaha karşı haktan başka bir şey söylemiyeceklerine dâir o kitabın mîsakı alınmadı mı? -Vâris oldukları ve mensub bulundukları kitâb mucebince üzerlerinde böyle bir mîsak yok mu? Evet var ve alındı وَدَرَسُوا مَا فٖيهِ ve onlar o kitabdakini ders ettilero mîsakı ve bu gün ketm-ü tahrif ettikleri hakıkatleri, o Resul, o nebiyyi ümmî, o ittika mes’elelerini vaktiyle tekrar tekrar okudular ve okuttular وَالدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذٖينَ يَتَّقُونَ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ve -ey mürtekiblera rtık akıl etmez misiniz ki Âhıret evi müttekı olanlar -ya’ni öyle haksızlıktan, rişvet-ü irtikâbdan sakınıb korunanlari çin ayni hayırdır.