A'râf Sûresi 124. Âyet
Mekke · Cüz 9 · Sayfa 165
لَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَٰفࣲ ثُمَّ لَأُصَلِّبَنَّكُمۡ أَجۡمَعِينَ ١٢٤
Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, sonra da bilin ki, sizi astıracağım
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
لَُاقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَُاصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَعٖينَ elbette ve elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına kestireceğim, sonra da hepinizi elbette ve elbette çarmıha gerdireceğimf ilvaki’ sahirlerin iymanı hakıkî olmayıb da öyle mekr-ü muvazaa olsa idi bu terhibî ceza kendilerine seza olur ve bu tehdid üzerlerinde icrayi te’sir eyler fikr-ü hareketlerini men’-u ta’kım edebilirdi. Halbuki Allaha ve Resulüne ve Âhırete iymanı olmıyan ve iymansızlıktan dolayı hakka karşı muharebe etmeğe cür’et eden yol kesiciler hakkında müessir olabilecek olan o gibi terhibat kalbleri mehabbetullah ile çarpan ve Âhırete cidden iyman ile hak yoluna giden mü’minlerin, mücahidlerin kanaatlerini tevkıf etmek şöyle dursun bil’akis zulmü ve haksızlığı imhaya masruf olan azimlerini teşdid ve takviye etmekten başka bir netice vermez. Ve iymanın ciddiyyet ve tefevvuku da bu gibi imtihanlarla tebeyyün ve tebarüz eyler. Sahirler mukaddema sihirde meharetle ma’ruf kimseler olduklarından dolayı iymanlarında böyle bir mekr-ü hiyle şüphesi büsbütün sebebsiz addolunamazdı. Böyle bir şüpheyi ise böyle bir imtihan silebilirdi. Hikmeti ilâhiyye, mu’cizei Musânın bir sihr olmadığını her şüpheden azâde bir surette tebeyyün ve tezahür ettirmek için meydanı rekabet ve tecribede secdelere kapanarak hakkı tasdık ediveren sahirlerin iymanları hakkında her türlü şüphenin izalesi ile ciddiyyet ve samimiyyetlerinin kat’iyyetle isbat ve ibrazını ıktıza ettiğinden Allah tealâ kendilerini hakk-u halk muvacehesinde böyle bir imtihana tâbi’ tuttu ve muvaffak kıldı da Fir’avnin bu tezvir ve tehdidi karşısında kemali metanete