الأعلى
A'lâ Sûresi
87. sûre · Mekke · 19 âyet
Sûre hakkında · Elmalılı
A’LÂ ٨٧ سُورَةُ الْاَعْلٰى Sebbih Sûresi dahi denilen Sûrei A’lâ cumhura göre mekkîdir. Âlûsînin nakline göre İbni ğars bunda zekâti fitır ve Bayram namazına işaret bulunduğundan dolayı Medenî olduğunu da ba’zılarından rivayet etmiş, Celâli suyutî de bunu Buharînin ve İbni sa’dın ve İbni ebî şeybenin Bera ibni âzibden rivayet ettikleri şu hadîs ile reddeylemiştir: Bera ibni âzib radıyallahü anh demiştir ki: Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem Hazretlerinin Ashabından bize ilk gelen Mus’ab ibni umeyr ve İbni ümmi mektûm idi, geldiler bize Kur’an okutmağa başladılar, sonra Ammar ve Bilâl ve Sa’d geldi, sonra yirmi kişi içinde Ömer ibni hattab radıyallahü anh geldi, sonra Hazreti Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem geldi, ehli Medînenin aleyhissalâtü vesselâm ile ferahlandıkları kadar bir şey ile ferahlandıklarını görmedim, hattâ çocukları ve sıbyanı görüyordum ki bu işte: Resulullah geldi diyorlardı, ben «سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰى» yi onun gibi bir kaç Sûre içinde okuyuncaya kadar gelmemiştir اه. Âlûsînin kaydine göre Bera’ Ata’, İbni Abbastan, Yezidi nahvî Ikrimeden ve hasen ibni ebilhasenden şöyle rivayet etmişlerdir: Kur’andan Mekkede ilk nâzil olan «اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ» sonra «نٓ», sonra müzzemmil, sonra müddessir, sonra tebbet, sonra «اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ» sonra «سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ» dir. İmam Ahmed ve Bezzar ve İbni Merduye Hazreti Ali kerremallahü vechehudan tahric etmişlerdirki: Resulullah sallâllahü aleyhi vesellem bu «سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰى» sûresini çok severdi demişti. Ebu ubeydin ebî temîmden tahric eylediği bir hadîste de: aleyhissalâtü vesselam buna «اَفْضَلُ الْمُسَبِّحَاتِ» namını vermişti, Ebu Dâvud, Tirmizî, Neseî, İbni Mâce ve Hâkim ve Beyhekî Hazreti Âişeden tahric eylemişlerdir: demiştirki: Hazreti Peygamber sallâllahü aleyhi vesellem vitirde birinci rek’atte «سَبِّحِ», ikincide «قُلْ يَآ اَيُّهَا الْكَافِرُونَ» üçüncüde de «قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌ وَمُعَوِّذَتَيْنِ» okurdu. Tirmizîden maada yine bunların Übey İbni kâ’bdan rivayetlerinde mu’avvizeteyn yoktur. İbni ebî şeybe, imam Ahmed, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbni Mâce Nu’man ibni beşirden tahric eylemişlerdir: Resulullah sallâllahü aleyhi vesellem, Iydeynde ve Cum’a günü «سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰى» ve «هَلْ اَتٰيكَ حَدٖيثُ الْغَاشِيَةِ» okurdu ve eğer Cum’aya rast gelirse ikisini de okurdu. Taberanî Abdullah İbni hâristen tahric eylemiştir: Resulullahın kıldığı son namaz akşamdır: birinci rek’atte «سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰى» ikincide «قُلْ يَآ اَيُّهَا الْكَافِرُونَ» okudu, demiştir.
Sûrei Târikın ahirı, kâfirlerin keydine karşı emri ilâhî ile Resulullahın ileride galibiyyeti va’dını tazammun ediyordu. Bu Sûrede «وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰى» ile onu tasrih ve tehekkukunu te’yid etmek üzere evvel emirde rabbının a’lâ ismiyle te’minat vererek şükrân vazifesınin iyfası sıyakında onu tesbiha da’vet için «سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰى» diye başlıyacak ve bunun Bayram yapılmaga lâyık bir tebşir olduğuna işaretle beraber Âhıretin daha hayırlı ve daha bekalı olduğunu ve binaenaleyh hakîkî bayramın asıl o vakıt olacağını anlatacaktır.
Âyetleri - Bilâ hilâf on dokuzdur.
Fasılası - Yalnız ا harfidir. سْ مِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖي مِ ١ سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰى ٢ اَلَّذٖى خَلَقَ فَسَوّٰى ٣ وَالَّذٖى قَدَّرَ فَهَدٰى ٤ وَالَّذٖٓى اَخْرَجَ الْمَرْعٰى ٥ فَجَعَلَهُ غُثَآءً اَحْوٰى ٦ سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰى ٧ اِلَّا مَاشَآءَ اللّٰهُ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَايَخْفٰى ٨ وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰى ٩ فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰى ١ سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰى ١١ وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰى ١٢ اَلَّذٖى يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰى ١٣ ثُمَّ لَايَمُوتُ فٖيهَا وَلَا يَحْيٰى ١٤ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰى ١٥ وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهٖ فَصَلّٰى ١٦ بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا ١٧ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى ١٨ اِنَّ هٰذَا لَفِى الصُّحُفِ الْاُولٰى ١٩ صُحُفِ اِبْرٰهٖيمَ وَمُوسٰى
Meali Şerifi