Ahkâf Sûresi 28. Âyet
Mekke · Cüz 26 · Sayfa 505
فَلَوۡلَا نَصَرَهُمُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُرۡبَانًا ءَالِهَةَۢۖ بَلۡ ضَلُّواْ عَنۡهُمۡۚ وَذَٰلِكَ إِفۡكُهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ ٢٨
Allah’ı bırakıp da kendilerine yakınlık sağlamak için edindikleri ilâhları onlara yardım etselerdi ya! Ama hayır, aksine onlardan kaybolup gittiler. İşte bu onların yalanları ve uydurup durdukları iftiralarıdır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ O vakıt onları kurtarsa idi ya!... الَّذٖينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ قُرْبَانًا اٰلِهَةً O Allahın berisinden yakınlık için «مَانَعْبُدُهُمْ اِلَّالِيُقَرِّبُونَآ اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰى هٰٓؤُلَآءِ شُفَعَآؤُنَا عِنْدَ اللّٰهِ» diye şefaat için ilâhlar diye tutundukları kimseler, o ma’bud taslakları neye kurtarmadılar? بَلْ ضَلُّوا عَنْهُمْ hayır bil’âkis onlardan gaib olup gittiler - ya’ni onları bırakıp Dünyadan ve ı’tikadlarından silinip gittiler وَذٰلِكَ ve işte bu - dalâl, bu inkisari hayal اِفْكُهُمْ onların ifkleri, ya’ni eseri ifkleri, yalan ve bâtıl ı’tikadlarının vardığı netîcedir وَمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ ve uydurdukları iftiranın hasıli mealidir.