Zümer Sûresi 69. Âyet
Mekke · Cüz 24 · Sayfa 466
وَأَشۡرَقَتِ ٱلۡأَرۡضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ وَجِاْيٓءَ بِٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ٦٩
Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmaz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ ve Arz parlamıştır. - Bu parlıyacak olan Arz, kabızdan sonra «يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ» mantuku üzere değişecek olan Arzı mahşerdir. Bir hadîsi şerifte şöyle vârid olmuştur: nâs hâlıs elenmiş un çöreği gibi beyaz bir Arz üzerinde haşrolunacaktır ki üzerinde kimsenin bayrağı yok. بِنُورِ رَبِّهَا rabbının nuriyle - Kur’anın bir çok âyetlerinde Kur’ana, bürhane, hakk-u adle nur ta’bir buyurulmuş olduğu gibi burada da nur, hakk-u adalet tecellîsi demek olduğu söylenmiştir. Fakat Ebû Hayyanın naklettiği üzere İbni Abbas demiştir ki burada nur, Şems-ü Kamerin nuru değil diğer bir nurdur ki Allah tealâ halkedecek de onunla Arzı tenvir eyliyecektir. Bu rivayet bizi obirlerinden daha bedi’ bir ma’nâ ile tenvir etmektedir. Zira, elektrik ile bir misalini tesavvur edebileceğimiz parlak bir nurun, bir uurı rabbanînin yaradılacağını bize önceden haber vermiş oluyor. Bir nur ki onunla mahkemei kübrânın kurulacağı Arzı mahşer tenvir olunacaktır. وَوُضِعَ الْكِتَابُ kitab ortaya konmuş - burada kitab, defteri âmal ile tefsir edilmiştir. وَجٖٓىءَ بِالنَّبِيّٖنَ وَالشُّهَدَآءِ ve Peygamberlerle şahidler getirilmiş - «يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ اُجِبْتُمْ فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَهٖيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُلَآءِ شَهٖيدًا يَوْمَ نَدْعُوا كُلَّ اُنَاسٍ بِاِمَامِهِمْ» mazmunları zâhir olmuştur. Maamafih burada nebiyyîn, muhbirler ma’nâsını da ifâde edebilir. ٧١ وَسٖيقَ الَّذٖينَ كَفَرُوٓا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَرًا حَتّٰىٓ اِذَا جَآؤُهَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَآ اَلَمْ يَاْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِرٖينَ ٧٢ قٖيلَ ادْخُلُوٓا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِدٖينَ فٖيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّرٖينَ ٧٣ وَسٖيقَ الَّذٖينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًا حَتّٰىٓ اِذَا جَآؤُهَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِدٖينَ ٧٤ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖى صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَاَوْرَثَنَا الْاَرْضَ نَتَبَوَّاُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَآءُ فَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِلٖينَ ٧٥ وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَآفّٖينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِىَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَقٖيلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
Meali Şerifi