Zuhruf Sûresi 37. Âyet
Mekke · Cüz 25 · Sayfa 492
وَإِنَّهُمۡ لَيَصُدُّونَهُمۡ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَيَحۡسَبُونَ أَنَّهُم مُّهۡتَدُونَ ٣٧
Şüphesiz ki bu şeytanlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
Bu açıklama 36–45. âyetleri birlikte ele alır.
36. وَمَنْ يَعْشُ – AŞÂ, gözde bir nevi za’f ve tavuk karanlığı ta’bir olunan görmemezlik, bir nevi körlük. Fakat burada murad öyle körlük edip de görmemezlikten gelmektir. ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ Rahmanın zikri - Kur’an, ya’ni her kim Kur’andan göz yumup görmemezlik eder, onun irşadını dinlemezse ki Kureyş böyle yapmışlardı «لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ» ilh..demişlerdi.
45. وَسْئَلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَا الخ – bundan murad Enbiyanın icmaı ile tevhide istişhaddır ki bununla hem o icma’ ıhbar edilmiş, hem te’yidi zımnında teharri emr olunmuştur. Ya’ni haberin olsun ki Peygamberlerin hepsi Allahdan başka ma’bud olmadığında müttefıktir. Hiç birisi müşrikliği, putperestliği kabul etmemiştir, istersen ümmetlerinin mü’min ulemasından, eserlerinden ve ruhlarından sor, yâhud ictihad ile tedkık edip istidlâl eyle. İbni Abbastan Atâ şöyle rivayet etmiştir ki Resulullah Mescidi Aksâya isra olunduğu vakıt Allah tealâ bütün mürselîni ba’s buyurdu, Cebrail ezan okudu, kamet getirdi, ya Muhammed! geç öne bunlara namaz kıldır dedi, Resulullah namazdan fariğ olduktan sonra Cebrail ya Muhammed! dedi «وَسْئَلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَا الاية» Aleyhisselâtü vesselâm da sormam, çünkü şekketmiyorum buyurdu. ٤٦ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَآ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَائِهٖ فَقَالَ اِنّٖى رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمٖينَ ٤٧ فَلَمَّا جَآءَهُمْ بِاٰيَاتِنَآ اِذَاهُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ ٤٨ وَمَا نُرٖيهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِىَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَا وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ ٤٩ وَقَالُوا يَآ اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ ٥ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ ٥١ وَنَادٰى فِرْعَوْنُ فٖى قَوْمِهٖ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَيْسَ لٖى مُلْكُ مِصْرَ وَهٰذِهِ الْاَنْهَارُ تَجْرٖى مِنْ تَحْتٖى اَفَلَا تُبْصِرُونَ ٥٢ اَمْ اَنَا خَيْرٌ مِنْ هٰذَا الَّذٖى هُوَ مَهٖينٌ وَلَا يَكَادُ يُبٖينُ ٥٣ فَلَوْلَآ اُلْقِىَ عَلَيْهِ اَسْوِرَةٌ مِنْ ذَهَبٍ اَوْ جَآءَ مَعَهُ الْمَلٰٓئِكَةُ مُقْتَرِنٖينَ ٥٤ فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقٖينَ ٥٥ فَلَمَّآ اٰسَفُونَا انْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَعٖينَ ٥٦ فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِلْاٰخِرٖينَ
Meali Şerifi