Yûsuf Sûresi 107. Âyet
Mekke · Cüz 13 · Sayfa 248
أَفَأَمِنُوٓاْ أَن تَأۡتِيَهُمۡ غَٰشِيَةࣱ مِّنۡ عَذَابِ ٱللَّهِ أَوۡ تَأۡتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغۡتَةࣰ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ١٠٧
Yoksa bunlar Allah’ın azabından hepsini saracak bir felaket gelmesinden veya farkında değillerken ansızın başlarına kıyametin kopuvermesinden güven içinde midirler
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
108. قُلْ de ki هٰذِهٖ işte bu - bu da’vet, böyle tevhid ve ıhlâs ile iyman yolu سَبٖيلٖٓى benim yolum: اَدْعُوٓا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَصٖيرَةٍ basîret üzere Allaha da’vet ederim اَنَا وَمَنِ اتَّبَعَنٖى ben ve bana uyanlar da وَسُبْحَانَ اللّٰهِ ve allahi tenzih ve takdis ile tesbih eylerim وَمَآ اَنَا مِنَ الْمُشْرِكٖينَ ve ben müşriklerden değilim - bu âyet gösteriyor ki dine da’vet ancak bu şartlar ile caiz ve müstahsen olur. Ya’ni müşrikler gibi körkörüne ve bir takım ağrazı faside ile hissiyyatına tebean değil, basıret üzere: ne dediğini bilerek, ıhlâs ve yakîn üzere yürüyerek nezahet ve hikmet dairesinde ve ancak Allah için Allaha da’vet edilmelidir, yoksa din namına mahzâ bir gururdan ıbaret kalır. «اُدْعُ اِلٰى سَبٖيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّتٖى هِىَ اَحْسَنُ» emri bu noktayı daha ziyade tasrih ve tafsıl etmiştir. ٩ ١ وَمَآ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوحٖٓى اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى اَفَلَمْ يَسٖيرُوا فِى الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذٖينَ اتَّقَوْا اَفَلَا تَعْقِلُونَ ١١ حَتّٰىٓ اِذَا اسْتَيْئَسَ الرُّسُلُ وَظَنُّوٓا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَآءَهُمْ نَصْرُنَا فَنُجِّىَ مَنْ نَشَآءُ وَلَا يُرَدُّ بَاْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمٖينَ Meali Şerifi