AyetSûreler

Yâsîn Sûresi 12. Âyet

Mekke · Cüz 22 · Sayfa 440

إِنَّا نَحۡنُ نُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَنَكۡتُبُ مَا قَدَّمُواْ وَءَاثَٰرَهُمۡۚ وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ فِيٓ إِمَامࣲ مُّبِينࣲ ۝١٢

Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imamı mübin"de (ana kitapta, yani Levhi mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِنَّا نَحْنُ hakıkat biz, biziz - ma’lûmdur ki Allah tealânın biz buyurması azamet içindir, ya’ni azemet şanımız olan bir ızzet ve kudreti ma’lûm olan Allahız, yahud biz başka değil, yalnız biz نُحْيِ الْمَوْتٰى ölüleri diriltiriz وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا ve takdim ettikleri şeyleri hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü bütün amelleri وَاٰثَارَهُمْ ve eserlerini - ya’ni giriye bıraktıkları nafı veya muzırr eserlerini, gerek okuttukları ılimler yazdıkları kitablar, yaptıkları vakıflar, medreseler, mescidler, mektebler, yollar, çeşmeler, köprüler, hastaneler türlü ımaretler gibi hayr-ü hasenat müesseselerini ve gerek zulm-ü udvan kanunlarını te’sis ve fısk-u ısyan nümuneleri tertib eden fesad ocakları gibi şer ve seyiatı menhûselerini ve hattâ bütün izlerini ve gölgelerini yazarız namlarına hisablarına geçiririz. Bir hadîsi sahibde varid olmuştur ki «اِذَا مَاتَ اْلِانْسَانُ انْقَطَعَ عَمَلُهُ اِلَّا مِنْ ثَلَاثٍ صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ وَ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ وَ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ» insan öldüğü vakıt ameli münkatı’ olur, şu üçten başka: sadakai cariye, intifa’ olunur ılim, ona duâ eden salih evlâd» demek ki bu hadîsi şerif kalacak hayırlı eserlerin aksamını beyan etmiştir. Âyet bunların zıddı olan kötü eserlerin de yazılacağını beyan ediyor وَكُلَّ شَىْءٍ اَحْصَيْنَاهُ فٖٓى اِمَامٍ مُبٖينٍ ve zaten her şey’i önce açık bir kütükte bir ana kitabda, ya’ni Levhı mahfuzda ihsa etmişizdir. - Ya’ni her şey, vukuundan evvel ılmi ilâhide ma’lûm olup Levhı mahfuzda bütün sayısiyle zabtedilmiş olmakla beraber vukuundan sonra da bütün izleri ve gölgeleriyle yazılır ve insanlar bu suretle yaptıklarından mes’ul edilir. Böyle inzar ve tebşir et. ١٣ وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا اَصْحَابَ الْقَرْيَةِ اِذْ جَآءَهَا الْمُرْسَلُونَ ١٤ اِذْ اَرْسَلْنَآ اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوٓا اِنَّآ اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ ١٥ قَالُوا مَآ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَمَآ اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَىْءٍ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ ١٦ قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّآ اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ ١٧ وَمَا عَلَيْنَآ اِلَّاالْبَلَاغُ الْمُبٖينُ ١٨ قَالُوٓا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَلٖيمٌ ١٩ قَالُوا طَآئِرُكُمْ مَعَكُمْ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ ٢ وَجَآءَ مِنْ اَقْصَا الْمَدٖينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَلٖينَ ٢١ اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْئَلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ ٢٢ وَمَا لِىَ لَآ اَعْبُدُ الَّذٖى فَطَرَنٖى وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ٢٣ ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِهٖٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّٖى شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا وَلَا يُنْقِذُونِ ٢٤ اِنّٖىٓ اِذًا لَفٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ ٢٥ اِنّٖٓى اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِ ٢٦ قٖيلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَ قَالَ يَالَيْتَ قَوْمٖى يَعْلَمُونَ ٢٧ بِمَا غَفَرَلٖى رَبّٖى وَجَعَلَنٖى مِنَ الْمُكْرَمٖينَ ٢٨ وَمَآ اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِهٖ مِنْ بَعْدِهٖ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِلٖينَ ٢٩ اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ ٣ يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِ مَايَاْتٖيهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِهٖ يَسْتَهْزِؤُنَ ٣١ اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ ٣٢ وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَمٖيعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ

Meali Şerifi