Vâkıa Sûresi 40. Âyet
Mekke · Cüz 27 · Sayfa 535
وَثُلَّةࣱ مِّنَ ٱلۡأٓخِرِينَ ٤٠
Bir çoğu da sonrakilerdendir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَ وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَ bir çok evvelînden ve bir çok âhirînden - ya’ni Eshabi yemîn sabikun gibi değil çoktur. Evvelînden de bir çok, âhirînden de bir çoktur. Evvelîn ve âhirîn ya bütün ümmetlerin mütekaddimîn ve müteahhırîni yâhud bu ümmetin mütekaddimîn ve müteahhırînidir. İmam Ahmed ibni Hanbel ve İbni Münzir ve İbni ebi Hâtim ve İbni Merduyenin Ebû Hüreyre radıyallahü anhten rivayetlerine göre «ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَ وَقَلٖيلٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَ» nazil olunca Eshabi Resulillahın gücüne gelmişti, bunun üzerine «ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَ وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَ» nâzil oldu. Resuli Ekrem Sallâllahü Aleyhi Vesellem buyurdu ki: Ben herhalde ümmid ederim siz ehli Cennetin sülüsü olursunuz. Belki siz ehli Cennetin nısfı, yâhud ehli Cennetin şatrısınızdır. İkinci nısfı da onlarla paylaşırsınız» demek ki ehli Cennet içinde ümmeti Muhammed az olacak diye merak etmişlerdi, bununla o endişe bertaraf edilmiş oldu, şu halde ümmeti Muhammedin evvelîninden sabikun, müteahhırîninden çok olduğu gibi ümemi salifenin sabikunu da ümmeti Muhammedinkinden çoktur. Çünkü ümemi salife içinde Enbiya çoktur. Bununla beraber ümmeti Muhammed sabikununun tabi’ıni ümemi salife sabikununun tabiıninden çok olacaktır. Çünkü ehli Cennetin yarısından ziyadesini teşkil edeceklerdir. Bu, ihtimal ki nüfusı beşerin gittikçe tezayüd etmesi kazıyyesi ile de alâkadardır. Şayanı dikkattir ki Sabikunda «جَزَآءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ» buyurulduğu halde Eshabi yemînde bu söylenmemiştir. Bundan Eshabi yemînin saadeti sabikuna tabi’ıyyetleri sebebiyle mahzı fazl olduğuna bir işaret anlaşılabilir. Netekim zılli memdud ta’birinde de buna bir ima vardır. Bu mazmun Sûrei Turda geçen «وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِاٖيمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ» mazmununa şebihtir. Buna nazaran demek olur ki sabikun, sabık bilhayrat olan enbiya ve eimmei müctehidîn, Eshabi yemîn de onların sıdk ile tabi’înidir. Üç sınıfın üçüncüsü bulanan ve Eshabi yemînin zıddı olarak sabikunun solunda ahzı mevkı’ edip kitabları sol taraflarından verilecek olan şeâmet sahibleri Eshabi şimale gelince buyuruluyor ki