AyetSûreler

Tahrîm Sûresi 11. Âyet

Medine · Cüz 28 · Sayfa 561

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلࣰا لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱمۡرَأَتَ فِرۡعَوۡنَ إِذۡ قَالَتۡ رَبِّ ٱبۡنِ لِي عِندَكَ بَيۡتࣰا فِي ٱلۡجَنَّةِ وَنَجِّنِي مِن فِرۡعَوۡنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِي مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ ۝١١

Allah, inananlara da Firavun’un karısını örnek gösterdi. O şöyle demişti: "Rabbim! Bana yanında cennetin içinde bir ev yap, beni Firavun’dan ve onun (kötü) işinden kurtar. Ve beni şu zalim toplumdan kurtar

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذٖينَ اٰمَنُوا Allah iyman edenler için de - şu iki kadını mesel yapmıştır. Birisi امْرَاَتَ فِرْعَوْنَ Fir’avnin hatunu - ki Müzahimin kızı Asiyedir. Ba’zıları Hazreti Musanın ammesi, ya’ni halası denildiğini de söylemişlerdir. Hazreti Musâ Fir’avne karşı asasını salıverdiği zaman iyman etmiş, Fir’avn de onu iymanından dolayı şiddetli azâba çekmişti. Ebu Hüreyreden mervîy olduğuna göre güneşe karşı dört çivi ile çivileyip üzerine koca bir kaya bıraktırıvermişti اِذْ قَالَتْ o vakıt o hatun demiştiki رَبِّ ابْنِ لٖى عِنْدَكَ بَيْتًا فِى الْجَنَّةِ yarab! Nezdi ülûhiyyetinde benim için Cennette bir evyap - ruhunun Allah yolunda iyman ile şehid olarak kabzolunup bu sebeble Allah indinde kurbı rahmete nâil olmasını ve Arşı rahmana en yakın bulunan Sidrei müntehanın yanında Cennetülma’vâda kendisine ebedî bir âramgâh inşa edilmesini istemiş وَ demişti ki: bu suretle نَجِّنٖى مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهٖ beni hem Fir’avnden ve amelinden kurtar - hem onun habîs nefsinden ve hem kötü amelinden: şirk ile, zülm ile icra etmekte bulunduğu hukmünden, tesallûtundan halâs et وَنَجِّنٖى مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمٖينَ hem de beni o zalimler kavmından - zulümde Fir’avne tabi’ olup Ali Fir’avn unvanını takınmış olan kıptîlerden kurtarıp ebedî necata çıkar. - Böyle deyince rivayet olunduğu üzere ona derhal Cennetteki makamı keşf ile gösterilmiş ve hiç bir azâb duymaksızın ruhu nezı’ olunmuş üstüne bırakılan kaya ruhsuz kalan cesedinin üstüne düşmüştür. Bu da Sahib «يٰسٓ» gibi doğrudan doğru Cennetlik olarak rahmet-ü rıdvana kavuşmuştur. Evet öbürleri de Dünyadan gitmiş bu da gitmiştir. Fakat arada ne büyük fark vardır. Onlar kavımlarını Cennete götürmek istiyen iki Peygamberin elinde hayir ve salâh içinde Cennete götürülecek halde iken küfürleri yüzünden canları Cehenneme, ateşe gittiler. Bu ise kavımlarını ateşe sürükleyenlerin başı ve şirk-ü zulmün en büyük timsali bulunan Fir’avnin elinde ateşe sürüklenmek istenirken iymanı ve hakka ihlâsı yüzünden Cennetin en yüksek makamına, kur-bı rahmana uçmuştur. Demekki herkes kendi amelinden mes’ul olduğu için kötü kocaların eline düşmüş bulunan yüksek kadınlar her tehlikeye rağmen fenalıktan sakınarak Allaha karşı iyman ve ıhlâslarını muhafaza ettikleri surette kocalarının fenalığından mes’ul olmazlar. Allah onları akıbet kurtarır. Hem yalnız evli olanları değil