Secde Sûresi 13. Âyet
Mekke · Cüz 21 · Sayfa 416
وَلَوۡ شِئۡنَا لَأٓتَيۡنَا كُلَّ نَفۡسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ مِنِّي لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجۡمَعِينَ ١٣
Eğer biz dilemiş olsaydık her nefse hidâyetini verirdik. Fakat benden: "Bütün insanlar ve cinlerden cehennemi elbette dolduracağım." sözü hak olmuştur
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
Bu açıklama 13–22. âyetleri birlikte ele alır.
14. اِنَّا نَسٖينَاكُمْ Çünkü biz sizi unuttuk - ya’ni unutmuş gibi Cehennemde bıraktık. 16. تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ Yanları yataklardan uzaklaşır يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا hem korku hem umudla rablarına duâ ederler - gece kalkar teheccüd kılarlar. Bir çokları Muaz ibni Cebel radıyallahü anhten sahihan rivayet etmişlerdir ki şöyle demiştir: bir seferinde Peygamber sallallahü aleyhi vesellem ile beraberdim, bir gün yakınında sabah etmiştim, yürüyor idik, ya nebiyyallah, dedim: bana bir amel haber ver ki beni Cennete koysun Cehennemden uzaklaştırsın: buyurdu ki; büyük bir şey sordun, maamafih o, Allah tealânın müyesser kıldığı kimseye kolaydır, Allaha ıbadet edersin, ona hiç şerik koşmazsın namazı kılarsın, zekâtı verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beyte haccedersin, sonra buyurdu ki sana hayır kapılarını göstereyim mi? Oruc kalkandır, sadaka hatieyi söndürür, gecenin göbeğinde adamın namazı dedi, sonra «تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَعْمَلُونَ» a kadar kıraet buyurdu.
17. فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ Şimdi hiç bir nefis bilmez - ne bir Meleki mukarreb ne de bir nebiyyi mürsel مَآ اُخْفِىَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍ جَزَآءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ onların yaptıkları amellere mükâfat olarak kendileri için gözler sürurundan neler gizlemekte!.. Buharî ve sâirede Resuli ekrem sallallahü aleyhi vesellemden şu hadîsi kudsî rivayet olunmaktadır: Allah tealâ buyuruyor ki: Ben salih kullarıma öyle şeyler hazırlamışımdır ki hiç bir göz görmemiş, kulaklar işitmemiş, bir beşerin hatırından da geçmemiştir.
21. مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ – Azâbı ednâ, yakın azâb, Dünya azâbı, azâbı ekber de Âhıret azâbıdır. ٢٣ وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ فٖى مِرْيَةٍ مِنْ لِقَآئِهٖ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَنٖىٓ اِسْرَآئٖيلَ ٢٤ وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ ٢٥ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فٖيمَا كَانُوا فٖيهِ يَخْتَلِفُونَ ٢٦ اَوَ لَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ فٖى مَسَاكِنِهِمْ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَٰايَاتٍ اَفَلَا يَسْمَعُونَ ٢٧ اَوَ لَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَآءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهٖ زَرْعًا تَاْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْ اَفَلَا يُبْصِرُونَ ٢٨ وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ ٢٩ قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَايَنْفَعُ الَّذٖينَ كَفَرُوٓا اٖيمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُون ٣ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ
Meali Şerifi