Sâffât Sûresi 149. Âyet
Mekke · Cüz 23 · Sayfa 451
فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ ١٤٩
Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَاسْتَفْتِهِمْ – Bu «فا» bir fezlekedir, ya’ni yukarıdaki «فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَرٖينَ اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَصٖينَ» emrinden buraya kadar tafsıl olunan kıssaları bir telhıs ederek demek olur ki şimdi bunlara atfı nazar ve nihayet Yunüs kıssasını da teemmül eyledikten sonra Peygamberliğin müşkilâtından kaçınmıyarak ya Muhammed! sen yine müşriklere sor: susturmak için de: اَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَ rabbına kızlar. Onlara oğullar öyle mi? - Bu ne biçim taksim? Cüheyne Benî seleme, Huzâa Benî melîh gibi Arab müşrikleri Melekler Allahın kızlarıdır diyorlardı, halbuki kendilerinin kız evlâdları olsa istemiyorlardı, bir de meleklere kız demekle onlarda şiddet tasavvur etmiyorlardı, Sûrenin başında onların tasvir olunan şiddetlerini duyurmak için «فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقًا» buyurulduğu gibi burada da akıdelerini ibtal için zecir buyuruluyor. Buna karşı ı’tizar makamında murad dişi mahlûkları demektir diyecek olurlarsa buyuruluyor ki