AyetSûreler

Sâffât Sûresi 104. Âyet

Mekke · Cüz 23 · Sayfa 450

وَنَٰدَيۡنَٰهُ أَن يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُ ۝١٠٤

Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

يَآ اِبْرٰهٖيمُ قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَا ya İbrahim rü’yayı gerçekten tasdık eyledin - sıdk ile yerine getirdin, gördüğün gibi inandın ve azm-ü sadakatle icra eyledin, çünkü «اذبح» diye görmüş «ذبحت» dememişti. Azm ve ciddiyyetle zebha teşebbüs etmekle de kalmayıp o tehakkuk etmişti. Taberî gibi ba’zı müfessirîn işbu «وَنَادَيْنَاهُ الخ» «لما» nın cevabı ve «vav» ın «وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا» kabilinden olduğuna kail olmuşlarsa da muhakkıklerin muhtarına göre vavi atf olup burada cevab, tefhıym için mahfuzdur, şöyle demektir: ve biz böyle nida edince: ne büyük bayram, ne ta’rife sığmaz neş’e ve sürr hasıl olduğunu söylemeğe hacet yok!... Şu da cevabın ta’lilidir. اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِى الْمُحْسِنٖينَ çünkü biz böyle mükâfat ederiz muhsinlere 106. imtihandır ki gerek İbrahimin ve gerek oğlunun «الْاِحْسَانُ اَنْ تَعْبُدَ اللّٰهَ كَأَنَّكَ تَرَاهُ» mantukunca en yüksek mertebei ihsanda bulunan muhsinlerden olduklarında hiç şübheye mahal bırakmaz. Onun için onların o ihsanlarını mükâfat ile karşılayarak öyle nida ettik