AyetSûreler

Sâffât Sûresi 102. Âyet

Mekke · Cüz 23 · Sayfa 449

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ ۝١٠٢

Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْىَ derken vaktâki beraberinde koşmak, ya’ni çalışmak çağına irdi, ona Allah için yapılacak bir iş, bir taat göstermek üzere قَالَ يَا بُنَىَّ اِنّٖىٓ اَرٰى فِى الْمَنَامِ ey yavrum! Dedi: ben düşümde görüyordum ki اَنّٖىٓ اَذْبَحُكَ ben seni boğazlıyorum فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰى artık bak ne görürsün - ne dersin, ne reyde bulunursun. Deniliyor ki Hazreti İbrahim, bunu Zilhiccenin sekizinci, dokuzuncu, onuncu ya’ni Terviye Arefe, Nahir geceleri sıra ile üç gece görmüş idi اه. Peygamberin rü’yası vahiy, ta’birleri vahiy olduğundan Hazreti İbrahim böyle görmüş ve böyle ta’bir eylemiş ve binaenaleyh böyle vahiy almış olmakla bu, icrası vacib bir emri hakk olmuş oluyordu. Bunun üzerine onu cebren icraya kalkışmayıp evvelâ sureti icrasını müşavere etmek üzere böyle re’yini sorarak tebliğ eyledi, ki bununla ilk önce onun itaat ve inkıyad ile ecr-ü sevaba nailiyyetini te’min etmek istedi. Düşünmeli bunu söylerken ey yavrucuğum, diye hıtab eden bir babanın kalbinde ne yüksek bir şefekat hissi çarpıyor ve ona ne kadar büyük bir vazıfe aşkı, Allah muhabbeti hâkim bulunuyordu. Düşünmeli de duymalı ki bu ne büyük bir belâ, ne dehşetli bir imtihanı ilâhî idi. İşte bunun böyle bir emri ilâhî olduğunu anlıyan ve Allahın sabredenlerle beraber olduğunu bilen o halîm oğul قَالَ يَآ اَبَتِ ey babacığım! dedi افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ne emrolunuyorsan yap سَتَجِدُنٖٓى اِنْ شَآءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِرٖينَ beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın