Sâd Sûresi 85. Âyet
Mekke · Cüz 23 · Sayfa 458
لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنۡهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٨٥
Andolsun ki, cehennemi mutlaka senden ve onların sana uyanlarından, topunuzdan tıka basa dolduracağım
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قُلْ مَآ اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ deki ona karşı: ya’ni Kur’andan, o azîm haberden dolayı sizden bir ecir istemiyorum وَمَآ اَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفٖينَ ben o tekellüfcülerden de değilim - kendinde olmıyan bir şey’e özenerek tekellüf ve tesannu’ ile satmağa çalışan müddeîlerden değilim. Ya’ni böyle ciddiyyetim samimiyyetim ma’lûmunuzdur. Yok yere nübüvvet iddia etmiyeceğimi, Kur’anı uydurmağa kalkışmıyacağımı teslim etmeniz lâzım gelir. İbni adiyy Ebi Berzeden şöyle tahric eder: demiş ki: Resulullah size ehli Cenneti haber vereyim mi? buyurdu, bela, ya Resulullah dedik, buyurdu = «هُمُ الرُّحَمَاءُ بَيْنَهُمْ» onlar aralarında merhametli olanlarıdır. Size ehli narı haber vereyim mi? bela, ya Resulullah dedik, buyurdu ki «هُمُ اْلٰا يِسُونَ الْقَانِطُونَ الْكَذَّابُونَ الْمُتَكَلِّفُونَ» onlar ye’se düşenler, ümidi kesenler, yalancılar, tekellüfcü olanlardır.» Mütekellifin alâmeti de Beyhekînin Şüabülîmanda İbni Münzirden tahricine göre üçtür: kendisinin fevkında olan kimse ile yarışmak ve yetişemeyeceği şey’e el sunmak ve bilmediği şey’i söylemek. Sahihaynde vârid olduğu üzere İbni mes’ud radıyallahü anh demiştir ki «ey insanlar içinizden her kim ılim bilirse söylesin, bilmiyen de Allahü a’lem desin. Allah tealâ Resulüne şöyle buyurdu «قُلْ مَآ اَسْئَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَآ اَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفٖينَ»